Alkali Beslenmenin Faydaları

Her türlü diyetin kendi özgü artı ve eksileri vardır, ancak alkali diyet söz konusu olduğunda, uzun ömürlülüğün arttırılması ve hastalıkların önlenmesi için en iyilerden biridir.

2012 yılında Çevre Sağlığı Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre alkali beslenme yoluyla vücudun pH i dengelendiği için bu diyetin çok sağlıklı olduğu bildiriliyor. Alkali diyet hipertansiyon, artrit, D vitamini eksikliği, kemik erimesi ve çok daha fazlası da dahil olmak üzere birçok hastalığa yakalanma riskini azaltabilir.

Alkalen kül diyeti olarak da bilinen alkalin bir diyet, kan ve idrar da dahil olmak üzere vücuttaki dokuların ve sıvıların pH düzeyini dengelemeye yardımcı olur.

PH seviyesi, 0-14 arası bir skalaya dayanılarak, asitlik veya alkalinite ölçüsüdür. 0 pH değeri tamamen asidiktir, 14 pH değeri ise tamamen alkalindir.

Optimum sağlık için pH değeri 7.35 ile 7.45 arasında olmalıdır, bu grup insanların bu diyeti uygulamaları, en azından denemeler i gerekir.

İşte siz değerli takipçilerimize alkalin bir diyet izlemenizin başlıca sebepleri.

1. Ağrı ve İltihabı Azaltır

Alkalin diyeti vücuttaki iltihabı önleyerek sırt ağrısı, baş ağrısı, kas spazmları, eklem ağrısı dahil olmak üzere bir çok alanda şifa bulmanıza katkı sağlar.

Alkali diyet, potasyum ve magnezyum gibi alkali minerallerin takviye edilmesini geliştirir. Her iki mineral de iltihap ile mücadelede için gereklidir. Örneğin magnezyum, ağrının önlenmesinde önemli olan D vitamini aktivasyonuna izin verir.

Almanya’da Mineraller ve İz Elementleri Derneği tarafından 2011 yılında yapılan bir araştırmada, kronik bel ağrılı hastalara dört haftalık bir alkalin takviyesi verildiği, hastaların büyük çoğunluğunun ağrılarında önemli bir azalma olduğunu bildirmiştir.
Ağrı, Arhus bel ağrısı derecelendirme ölçeği ile ölçülmüştür.

Alkali bir diyetin ardından romatoid artrit ve osteoartrit hastalıklarına yakalanma riskininde azaldığı belirtiliyor fakat bu etkiyi ispatlamak için çalışmalara ihtiyaç var.

2. Kanseri Önler

Alkali diyet, kanser riskinizi azaltmanın etkili bir yoludur. Kanser hücreleri aşırı derecede alkalin bir ortamda hayatta kalamazlar. Artı, alkalinite, kanser ve diğer ölümcül hastalıkların arkasındaki temel nedenlerden biri olan kronik iltihaplanmayı önler.

Ayrıca, kanserli hücre ölümünün (apoptozis) alkalin bir vücutta daha sık rastlanması olasıdır.

Öte yandan, bakteri ve kanser hücreleri asidik bir vücuda yayılırlar. Yüksek asitli bir diyet kanınızın pH dengesini bozabilir ve zamanla farklı hastalıklara neden olabilir ve kanser bir istisna değildir.

3. Bağışıklık Fonksiyonunu Artırır

Taze meyve, sebze ve yeşil yapraklı sebzelerde ki gibi antioksidan besinleri bol olan bir alkalin diyet yemek bağışıklık sistemin güçlendirmek için harika bir yoldur.

Aslında, pH seviyesini alkalin bir seviyeye getirmek, bağışıklık sisteminizin en iyi şekilde çalışmasına olanak tanır. Bu, soğuk algınlığı ve grip ile mücadeleye yardımcı olacak ve olası hastalıkların bekletilmesinde vücuda yardımcı olacaktır.

Öte yandan, asidik bir diyet hücreleri etkiler ve atık ürünlerini düzgün bir şekilde atamaz veya vücudu tamamen oksitleyemez.

Ayrıca, asidik bir vücut, vitaminleri ve mineralleri düzgün şekilde ememez; bu da vücutta toksinlerin ve patojenlerin birikmesine neden olabilir. Bu da bağışıklık sistemini zayıflatır.

4. Mide Sindirimini Düzenler

Alkalin bir diyetin mide sindirimine çok faydası vardır. Bu diyet asidik diyetin neden olduğu asitli reflü ve mide yanmasını önleyebilir.

Naturopatik uzmanlar, vücudunuzdaki asit-alkalen dengeyi güçlendirici bir alkali diyet önermektedir. Sindirim için gerekli enzimler ve vücudunuzdaki asit, yani alkalin dengeyi bozan her şey sindiriminizi de etkiler.

Midenizi rahatlatmak ve sindirim sistemine yardımcı olmak için daha fazla alkali gıdalar tüketin, özellikle de elma yiyin.

5. Kalp Sağlığını İyileştirir

Alkali bir diyet takibinin kalp sağlığı üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Hipertansiyon ve inme riskini azaltmada önemli bir rol oynar.

Alkali bir diyet, anti-inflamatuar polifenol bakımından zengin taze meyve ve sebzeleri içerir. İnflamasyon, yüksek tansiyona ve kardiyovasküler hastalığa katkıda bulunan etmenlerden birisidir. Enflamasyonu azaltarak damarlardaki plak birikimi riskini ve pıhtı oluşumunu azaltarak kalp sağlığını geliştirebilirsiniz.

Artı, polifenoller, kötü kolesterolün emilimini önlemeye yardımcı olur. Kan damarlarındaki kolestrol seviyesinin düşürülmesi kan basıncının düşmesine yardımcı olur ve bu nedenle kalp krizi riskini azaltır.

6. Besin Eksikliğini Önler

Alkalin bir diyet uyguladığınızda, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi mineral eksikliğinden muzdarip olma riskiniz azalır.

Bu dört mineral vücudunuzun pH seviyesini dengelemeye yardım eder ve çoğu alkali gıda bu mineraller açısından zengindir .

Sağlıklı kaslar ve kemikler için kalsiyum gerekirken, vücudun enerji ve canlılığını korumak için magnezyum gereklidir. Magnezyum, vücuttaki D vitamini harekete geçirir ve genel bağışıklık ve endokrin işlevleri için önemli olan D vitamini eksikliği riskini azaltır.

Potasyum, güçlü kaslar, iyi refleksler ve daha iyi kalp sağlığı için gereklidir. Sodyum, hücrelerin düzgün çalışmasını sağlayan önemli bir elektrolittir.

7. Kilo vermenizi kolaylaştırır

Alkali bir diyetin ardından sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başlarsınız.

Bu tür diyetlerde ağırlıklı olarak çiğ ve taze hasat edilmiş meyve ve sebzeler bulunur; bu besinlerde bol miktarda mineral ve enzim bulunur. Mineraller, besin maddelerinin kullanımına yardımcı olurken, enzimler, yiyeceğin yeterli enerjiyi vermesine yardımcı olur.

Taze meyve ve sebzeleri yemek vücut kitle indeksini iyileştirmeye yardımcı olur. Ayrıca, alkalin bir diyet detoksifikasyona yardımcı olur ve toksinlerin vücutta birikmesini önler. Dolaşan atıklar, organları tıkayabilir ve metabolizma hızını yavaşlatabilir. Bu da kilo almaya neden olabilir.

Artı, daha fazla alkali gıda tüketmek açlığınızı ve yağ yakma yeteneklerini etkileyen leptin seviyelerini ve iltihaplanmayı azaltabilir.

Vücudunuzun Alkalin Seviyesini Artırmak için İpuçları

  • Lahana, ıspanak, elma, kayısı, avokado, salatalık ve fermente tempe gibi alkalin gıdalar tüketin.
  • Rafine şekerler, derin yağda kızartılmış gıdalar, işlenmiş gıdalar, etler, mısır, yumurta, süt ürünleri, fasulye ve balık içeren asitli yiyeceklerden kaçının uzak durun.
  • Gazlı içecekler, şekerli çaylar, işlenmiş meyve suları ve sporcu içecekleri gibi asitli içeceklerden kaçının.
  • Bira, şarap, sert likör ve her türlü alköllü içecekten uzak durun.
  • Buğday çimi suyu, arpa otu suyu ve benzeri gibi yeşil içecekler için.
  • Bir bardak ılık suya yarım limonun suyunu sıkın ve sabahları aç karnına bunu için.
  • Daha fazla bitki esaslı yiyecekler yiyin ve sadece otla beslenen, organik hayvansal ürünleri tercih edin.

Yorumla