Beslenme Hakkında Herkesin Bilmesi Gereken 15 Şey

Beslenme için yaygın olan bir sürü saçma davranış vardır.İnsanlar, beslenmenin çok büyük anlam taşıdığını deniyor ve beslenme ile ilgili
herhangi bir şeye katılıyor gibi gözükmüyorlar.Ancak.. aklınızda birkaç şey tutarsanız sağlıklı yemek karmaşık olmak zorunda değil.

Burada beslenme hakkında herkesin bilmesi gereken 15 şey var.

1. Et Kalın Bağırsağınız da Çürümez

Etle ilgili en katı efsanelerden biri etin kalın bağırsağınızda çürüdüğüdür.Bu, diğer insanları et yemekten soğutmak isteyen insanlar tarafından canlı tutulan tam bir saçmalıktır.Gerçek şu ki et mide asitleri ve enzimleri tarafından parçalanır, sonra çoğunlukla amino asit ve yağ asidi olarak özümsenir.

İnsanın sindirim sistemi et tüketimi için iyi donanımlıdır ve vücutlarımız etin içinde bulunan proteinlerin,yağların,vitaminlerin ve minerallerin tamamını kullanır.Kalın bağırsağınızda neyin çürüdüğünü gerçekten bilmek istiyorsanız bu, lif olarak da bilinen sindirilemeyen bitki özüdür.

Bağırsaktaki sindirimde yararlı bir bakteri olan lif aslında iyi bir şeydir ve lif, sağlık için önemli faydaları olan kısa bağlı yağ asitlerine dönüşür.

2. Batısal Beslenme Her Yere Ulaşırsa Hastalıklar Başlayacaktır

En kronik Batı hastalıkları oldukça yeni.Onlar son zamanlarda evrimsel tarihte ortaya çıktılar ve işlem görmüş yiyecekleri yemeyen topluluklar bu hastalıklara yakalanmadı.cips çeşitleri

Gerçek şu ki Batısal abur cubur beslenmesi her yere ulaşırsa kronik hastalıklar başlayacaktır.

Bu, çoğu topluluk batı etkisinin eşiğindeyken 20. yüzyılın ilk zamanlarında Weston A. Price’ın içlerinde olduğu araştırmacılar tarafından iyi belgelenmiştir.Bu topluluklar kendi geleneksel beslenmelerinden şeker,rafine edilmiş un ve işlem görmüş yağlar gibi modern lüks mallar için vazgeçtiklerinde hasta oldular.

Şişmanladılar,dişleri çürümeye başladı,şeker hastası oldular ve kanser ve kalp rahatsızlığından ölmeye başladılar.Bu, birkaç yıl içinde oldu.Bu hastalıklar sıklıkla şu anda dünyadaki en büyük sağlık problemleri olan “medeniyetleşme hastalıkları” olarak anılır.Onların çoğu modern beslenme tarafından tetiklenir.

3. Medya Tarafından Rapor Edilen Çoğu Araştırma Tamamen Saçmalıktır

Medyada rapor edilen beslenme araştırmaları yönü bir rezilliktir.Bu araştırmalar genellikle tamamen kaynak olmaksızın alınır ve zayıf araştırmalar bir şeyler kanıtlıyormuş gibi gösterilir.Bu araştırmalar genellikle herhangi bir şey kanıtlayamayan gözlemsel araştırmalardır.Bu tarz araştırmalar sadece bir istatiksel bağlılaşımı gösterebilir ve rastgellenmiş kontrollü örneklerde bazı şeyleri test etmek için araştırmacılara fikirler verebilir.

Maalesef bu, birçok insanın kötü ve yanlış yönlendirilmiş bilime dayalı önemli sağlık kararları almasına yol açıyor.

4. Rafine Edilmiş ve İşlem Görmüş Yağlar Son Derece Sağlıksızdırrafineri edilmiş yağ

İşlem görmüş tohumlar ve kanola ve soya gibi sebze yağlarının genelde yanlış bir şekilde sağlıklı olduğu zannedilir.

Bu, büyük bir yanlıştır.Bu yağlar yüzyıl önce insanlar için mevcut değildi çünkü onları işleme teknolojisi yoktu.

Onların yağ asidi bileşimi, aşırı tüketildiğinde problemlere sebep olan yüksek miktarda omega-6 yağ asitleri içerdiği için evrim boyunca maruz kaldığımız herhangi bir şeyden tamamen daha farklıdır.

Bu yağlar, oldukça zehirli olan ve metabolik sorunlar ve kalp rahatsızlığıyla yüksek derecede ilgisi olan trans yağlarıyla doludur.

Hindistan cevizi yağı, tereyağı ve sızma zeytin yağı gibi doğal yağlar yemek en iyisidir ancak taun gibi işlenmiş tohum ve sebze yağlarından kaçınmak gerekir.

5.”Doğal” Mutlaka “Sağlıklı” Anlamına Gelmez

Doğal olan her şeyin sağlıklı olduğunu zannetmek bir yanlıştır.

Gerçek şu ki işlenmiş yiyecekler yerine doğal yiyecekleri seçmek genel kabul görmüş çok iyi bir kuraldır.

Fakat, işlenmiş benzerleri kadar zararlı sözde doğal bir sürü yiyecek örneği var.

Bunun bir örneği sabır otu nektarı diye adlandırılan “doğal” bir şuruptur.Bu şurup doğal sağlık örgütünde popüler olmaya alışkındır ve tüm çeşitleri “sağlıklı yiyecek” olarak yerini alır.

Ancak, besin bileşimine baktığımızda sade eski şekerden ve mısır pekmezinden bile daha çok fruktoz içerir.Fruktoz, şekerin en sağlıksız parçasıdır ve sabır otu nektarı kendisini normal şekerden daha sağlıksız yapan fruktozla doludur.Ve bu bir şeyler anlatıyor.

6.Yağ Sizi Şişmanlatmaz

yağ sizi şişmanlatmazYağ yemek sizi şişmanlatır mantığı sezgisel görünüyor.Bununla birlikte, derimizin altına yerleşen ve bizi yumuşak ve kabarık yapan yağdır.

Yani, daha fazla yağ yemek yağdan daha fazla depolamamızı sağlamalıdır.Yağ gram başında da protein ve karbonhidrattan daha fazla kaloriye sahiptir, bu da bazı insanların doğal olarak yağın şişmanlattığına inanmasının diğer bir sebebidir.

Fakat vücut bundan daha karmaşıktır ve bu tamamen şartlara bağlıdır.

Birçok araştırma, yağ bakımından yüksek (ama karbonhidrat bakımından düşük) olan beslenmelerin aslında yağ bakımından düşük ama karbonhidrat bakımından yüksek olan beslenmelerden daha çok kilo kaybını sağladığını gösteriyor.

7. Karbonhidrat Sizi Şişmanlatmaz

Birçok karbonhidrat seviyesi düşük olan insan doğal olarak karbonhidratın şişmanlattığına inanır ama bu yanlıştır.

Karbonhidrat alımını durdurmak çoğu durumda obeziteyi tersine çevirmesine rağmen bu, karbonhidratın sorunu yaratmada ilk sırada olduğu anlamına gelmez.

Gerçek yiyeceklerle yüksek seviyede karbonhidrat besinleri yiyen ve obezitesi veya diğer kronik batısal hastalıkları olmayan birçok topluluk örneği var.

Bu, çok pirinç yiyen Asya topluluklarının yanı sıra Okinawanları ve Kitawanları da kapsar.

Sağlıklı kalmaya çalışan sağlıklı bir insansanız, düşük seviyeli bir karbonhidrat beslenmesi tamamen gereksiz olabilir.Sadece, lif içeren işlem görmemiş karbonhidrat kaynaklarını bırakmayın.

Önlemin tedaviyle aynı olmasına gerek yoktur.

8. Protein Kilo Vermede En Önemli Makrobesindir

Konu kilo vermekse protein besinlerin kralıdır.

Sayısız araştırma proteinin metabolizmayı hızlandırabileceğini (kalorileri atarak) ve iştahı azaltabileceğini (kalorileri alarak) gösteriyor.

Yüksek proteinli bir beslenme günde yaktığın kalori miktarını seksenden yüze çıkarabilir çünkü protein metabolize edilmek için enerji gerektirir.

Sadece beslenmelerine protein ekleyerek kalorilerin yüzde otuzunu protein olarak alan insanların 441 kalori daha az aldığı ve 12 haftada 5 kilo verdiğini gösteren bir araştırma da var.

Proteini yüksek tutarsanız enerji dengesi eşitliğini otomatik olarak iyiliğiniz için sağlamış olacaksınız ve uzun vadede kilo vermeyi daha kolay hale getirmiş olacaksınız.

9. Şeker Bir Felakettir .. ve Tatlandırıcı Şeker İçeren İçecekler En Kötüsüdür

Şekerin zararlı etkileri boş kalorilerden öteye geçer.

Yüksek miktarda fruktozdan dolayı şekerin her çeşit metabolik soruna yol açabileceği ve kronik hastalık riskiyle son derece ilişkili olduğu şimdi biliniyor.

Şeker kötüdür ama onu sıvı halde tüketmek daha kötüdür.Sıvı şeker kalorileri katı şeker kalorileri gibi beyin tarafından kaydedilmez yani beyin diğer yiyeceklerden daha az yiyerek bunu dengelemez.

Bilakis, tatlandırıcı şeker içeren içecekler tek başına modern beslenme haline destek veren en şişmanlatıcı hastalıktır.Bir araştırma çocuklardaki obezite riskinin günlük olarak sunulan her tatlandırıcı şeker içeren içecekte yüzde altmış arttığını gösteriyor.

Maalesef, meyve suyu daha iyi değil.Meyve suyu tatlandırıcı şeker içeren içecekle çok benzer ve vitaminlerin küçük miktarları yüksek miktarlardaki şekeri kapatmaz.

10. Sizin İçin En İyi Beslenme (ya da Yeme Şekli) DayanabildiğinizdirSizin İçin En İyi Beslenme (ya da Yeme Şekli) Dayanabildiğinizdir

Bir birey için doğru beslenme birçok şeye bağlıdır. Bu , yaşı,cinsiyeti,aktivite seviyelerini,metabolik sağlığı,yemek kültürünü ve kişisel tercihi içerir.

Herkes için ideal bir beslenme olduğu gibi bir şeyi varsaymak büyük bir hatadır.

Tabi ki belli sağlık sorunları için en iyi çalışan bazı diyetler var,şeker hastaları için düşük karbonhidrat beslenmesi gibi.

Ancak, basitçe söylemek gerekirse kilo vermek yada kilonuzu korumak ve hastalığı önlemek istiyorsanız belki de tek başına en önemli etken uzun vadede dayanabileceğiniz bir şey bulmaktır.

En sonunda hayata tutunabileceğiniz ve sevebileceğiniz bir şey bulmak temel belirleyicidir.Kilo vermek bir maratondur ,kısa bir koşu değil.

11. Besinsel Kolesterol ve Doymuş Yağ Zararlı Değildir

Besinsel Kolesterol ve Doymuş Yağ Zararlı Değildir

Geçmişte besinsel kolesterol ve doymuş yağ şeytan gibi gösterilirdi.Ancak.. büyük araştırmalar bunların kalp rahatsızlığıyla bir ilgisi olmadığını gösterdi.Aslında bu bir efsaneydi.Bütün dünyada hala yürütülen düşük yağ beslenme araştırmaları bunun yüzde yüz boş olduğunu gösteriyor.Bu, uzun süreli kilo kaybına yada kalp krizini yada kanseri önlemeye öncülük etmiyor.Şimdi düşük yağ modasını emekli etme zamanı.

12. Üreticilerin Etikete Yazdıklarına Asla Güvenmeyin

Maalesef, yiyecek üreticileri yiyeceklerinin doğru sağlık etkileri hakkında çok dürüst değil.Onlar sıklıkla ambalajlamada yanlış sağlık iddialarıÜreticilerin Etikete Yazdıklarına Asla Güvenmeyin koyuyorlar,ürünlerinin sağlıklı olduğunu düşündürerek insanları kandırıyorlar.

Bu, yoğurtlarda düşük yağ etiketlerini ve tatlı kahvaltılık gevreklerde tam tahıl etiketini içerir.Genelde bu yiyecekler şekerle doludur yada onlar üreticilerin iddia ettiği şeyleri gerçekten içermez.

Her halükarda, küçük miktarlarda sağlıklı bir bileşim maddesi şeker yada rafine edilmiş tohum yağları gibi yüksek miktarda sağlıksız bileşenlerin üstünü örtmez.

Bu altın kuralı aklınızda tutun… bir yiyeceğin ambalajı size sağlıklı olduğunu söylüyorsa, muhtemelen sağlıklı değildir.

13. Kaloriler Sayılır,fakat Başarmak İçin Onları İlle De Saymanıza Gerek Yok

Bazı insanlar konu kilo vermeye gelince bütün meselenin kalori almak ve vermek olduğunu söyler.Kaloriler Sayılır,fakat Başarmak İçin Onları İlle De Saymanıza Gerek Yok

Kilo vermek için daha fazla enerjinin (kalorinin) vücutta kalmasından çok vücuttan ayrılması gerektiği doğrudur.Bu, Termodinamiğin İlk Kanunu olarak adlandırılan bozulamaz bir fizik kuralı tarafından dikte edilir.

Bununla birlikte, insan vücudu son derece karmaşık metabolik bir makinedir ve oyunda birçok karmaşık etken vardır.

Tek bir kaloriyi bile saymaksızın negatif enerji dengesini elde etmek için yapabileceğiniz bir sürü şey var.Bu, karbonhidratı kesmeyi,daha çok protein yemeyi yada gerçek,işlenmemiş yiyeceklerin lehine işlenmiş yiyecekleri bırakmayı içerir.

Kaloriler sayılır,bu bir bilimsel gerçektir.Fakat bu, onların sayılmasının gerektiği anlamına gelmez.

14. ”Yağsız” yada “Düşük Yağlı” Diye Etiketlenmiş ise Bu Muhtemelen Sizin İçin Kötüdür”Yağsız” yada “Düşük Yağlı” Diye Etiketlenmişse Bu Muhtemelen Sizin İçin Kötüdür

Araştırmacılar ve medya yağı şeytan gibi gösterdiğinde işlenmiş yiyeceklerin bütün çeşitleri markete konulmuştu.

Sorun şu ki doğal yiyeceklerin yağ onlardan çıkarıldığında berbat bir tadı oluyor.

Yiyecek üreticileri bu sorunun gerçekten farkında, bu yüzden yağ eksikliğini kapatmak için bir bağlam şeker ve yapay kimyasallar ekliyorlar.

Düşük yağlı yiyeceklerin çoğundan yağ yerine daha kötü bir şeyler konarak kaldırılıyor.

15. Gerçek Yiyecek İyi Sağlığın Anahtarıdır, İşlenmiş Abur Cubur Değil

Beslenme son derece karmaşık olmasına rağmen sağlıklı yemek basittir.

En önemli şey doğada göründüklerine benzer saf,işlenmemiş yiyecekleri bırakmamaktır.

Bileşen listesi beş maddeden fazlaysa yada anlamadığınız kimyasala benzer isimler varsa bu muhtemelen sizin için kötüdür.

Gerçek yiyeceğin bileşen listesine bile ihtiyacı olmadığını aklınızda tutun çünkü gerçek yiyecek bileşenin kendisidir.

Yorumla