Gebelik Şekeri Doğal Yöntemlerle Nasıl Dengelenir – 10 Yöntem

Her şey yolunda gitse de, anne adaylarından bazıları gebeliğin 24. ve 28. haftalarında yüksek kan şekeri sorunuyla karşılaşır. Bu, gebelik diyabeti (GDM) olarak bilinir. Diğer şeker hastalığı türlerine benzer şekilde, gebelik  diyabeti hücrelerinizin şekeri (glukoz) nasıl etkilediğini etkiler.

2014 yılında Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından yapılan analizine göre, hamile kadınların yüzde 9,2’sinde bu problem yaşanıyor. Aslında, tüm kadınların üçüncü trimesterin başında, gebelik diyabeti testine tabi tutulmaları öneriliyor.

Gebelik şekerinin kesin nedeni bilinmemektedir, ancak bu rahatsızlıkta gebelik sırasında ki hormonal değişiklikler önemli rol oynamaktadır. Gebelik sırasında vücut insülin direncini artıran plasental laktogen, östrojen gibi hormonları daha fazla üretmeye başlar.

Bu hormonlar plasentanızı etkiler ve ayrıca kan şekerinizi düzenleyen hormon olan insülinin etkileşimine müdahale eder.

Yüksek tansiyonu olan ve 25 yaş üstü kadınlar, ailesinde diyabet öyküsü olanlar ve hamile kalmadan önce aşırı kilolu olanlarda gebelik diyabeti oluşma riski yüksektir.

Ayrıca daha önce 4 kilo ağırlığında bir bebek doğuran veya açıklanamayan bir düşük yapan veya ölü doğum yapmış kadınlar daha yüksek bir risk altındadır.

Gebelik şekerinin hafif belirtilerinden bazıları; yorgunluk, bulanık görme, aşırı susama ve çok fazla idrara çıkma ihtiyacıdır.

Gebelik sırasında bu rahatsızlığı yaşamanız doğumdan sonra da diyabetiniz olduğu anlamına gelmez. Çoğu vakada, gebelik diyabetli gebe kadınların kan şekeri seviyeleri doğumdan sonraki birkaç saat veya gün içinde normale dönme eğilimindedir.

Bununla birlikte, gebelik sırasında gebelik şekeri olan kadınların, tip 2 diyabet hastalığı riskini taşıdığı için, her 2 ila 3 yılda bir diyabet testi yaptırmaları önerilir.

Bununla birlikte, tedavi edilmemiş veya yetersiz kontrol edilen gebelik  diyabeti, bebeğin makrozomiye veya “yağlı” bebeğe (bu deyim bebeğin 4,5 kg veya daha fazla doğması anlamına gelir) yol açabilir. Makrozomili bebekler doğumda çok düşük kan glikozu seviyelerine sahip olabilirler veya solunum sıkıntısı çekebilirler. Bu bebekler gelecekte obezite ve Tip 2 diyabet açısından risk altındadır.

Gebelik  diyabeti, bazı durumlarda yaşam tarzı ve diyet değişiklikleri ve ilaçlarla kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

Gebelikte gebelik diyabetiyle başa çıkmanın en etkili 10 yolu.

1. Kan Şekeri Seviyesini Düzenli Olarak Kontrol

Gebelik  diyabet riskini azaltmak için, kan şekeri seviyesini yakından izlemek önemlidir.

Her gün birkaç kez açlık ve tokluk şekerini kontrol edin.

Bunu yapmak için kan şekerini okuyan küçük bir makinaya, test şeritlerine ve parmağınızı kanatmak için iğneler içeren bir diyabet kitine ihtiyacınız olacak.

İğneyi parmağınıza hafif batırın, kan testi şeridine bir damla kan damlatıp şeridi cihaza yerleştirin. Makine birkaç  saniye içinde şeker seviyenizi gösterecektir. Sağlık sigortanızla görüşerek bu kitin maliyetinin bir kısmını veya tamamını ödeyip ödeyemeyeceğini öğrenebilirsiniz.

Açlık şekerinizi ölçmek için ilk önce sabahleyin, ardından ilk yemeğinizi yedikten iki saat sonra kontrol edin. Ayrıca, kan şekerinizin sağlıklı bir aralıkta kalmasını sağlamak için sonraki her bir öğünü yedikten bir saat sonra kan şekeri seviyenizi kontrol edin.

Açlık kan şekeri seviyeniz 95 mg / dL’den az olmalıdır, ancak iki saatlik tokluk kan şekeri hedefiniz 120 mg / dL’nin altında olmalıdır. Bir saatlik yemek sonrası kan şekeri hedefiniz 130 mg / dL’nin altında olmalıdır.

Şeker seviyeniz yüksekse derhal doktorunuza danışın.

2. Sağlıklı Bir Kahvaltı Yapın

Sağlıklı bir kahvaltı yapmanız çok önemlidir. Hamile kadınlar için kahvaltıyı atlamak büyük bir hatadır.

Birkaç saat boyunca herhangi bir şey yememeniz, hormon düzeylerindeki dalgalanmalara neden olur, bu da sabahları kan şekeri seviyenizi kontrol etmeyi zorlaştırabilir.

Öte yandan, iyi bir kahvaltı yapmak sabahları kan şekeri seviyenizi dengeler. Nişasta ve protein içeren düşük glisemik indeksli bir kahvaltı iyi bir seçenektir.

Sabahları kahvaltıda püre, yulaf ezmesi, yumurta, tahıl gevreği ve az yağlı yoğurt yiyebilirsiniz. Bir başka iyi seçenek olarak, her gün kahvaltıda bir bardak ıspanak suyu içebilirsiniz.

Sabah kahvaltısında rafine edilen tahıllardan, beyaz ekmekten, meyvelerden ve hatta sütten uzak durun.

3. Karbonhidrat Tüketimine Dikkat Edin

Karbonhidratlar gebelik şekeri de dahil olmak üzere her türlü şeker hastalığının önemli bir parçasıdır. Karbonhidratlar vücut için ve büyüyen bebek için enerji sağlar.

Fakat diyetinize karbonhidrat bakımından zengin gıdalar eklemeden önce, tüm karbonhidratların faydalı olmadığını unutmayın.

Karmaşık karbonhidratlar şekerin sindirilmesinin zorlaştığı daha değerli formlarına dönüşür. Bu karbonhidratların vücuttaki insülin dalgalanmaları üzerinde daha az etkisi vardır. Bu nedenle, gebelik diyabetinden muzdarip olan bayanlar, kan şekeri düzeyinizi yönetmeye yardımcı olmak için daha karmaşık karbonhidratlar tüketsin.

Kompleks karbonhidratlar bezelye, bakliyat, fasulye, yulaf, kinoa, bamya, havuç ve kepekli tahıllar gibi gıdalarda bulunur.

Aynı zamanda, hamur işlerinde ve beyaz ekmekte bulunan basit karbonhidratlardan ve önemsiz yiyeceklerde bulunan boş karbonhidratlardan uzak durun.

Karbonhidrat alımını yemeğinize ve atıştırmalıklarınıza gün boyunca yaymaya dikkat edin.

4. Yüksek Lifli Gıdaları Tüktetin

Kan şekeri seviyenizi kontrol altında tutmak için, lif alımını artırmanız önemlidir. Fiber insülin reseptörlerinin aktivitesini uyarır ve fazla insülinin kan dolaşımına salınmasını engeller, böylece kan şekeri seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur.

Lif bakımından zengin gıdalar da düşük bir glisemik indekse sahip olma eğilimindedir.

Aslında, lifli gıdalar sağlık için oldukça önemlidir, sindirim ve kardiyovasküler faydalarından ötürü her zaman normal diyetinizin bir parçası olmalıdır.

Yüksek lifli, düşük yağlı ve kalorili yemekler yiyin. Bu gıdalar, taze düşük glisemik indekse sahip olan meyve ve sebzeler, tam tahıllı ekmek ve tahıllar, kurutulmuş bezelye, fasulye ve baklagillerdir.

5. Egzersiz Yapın

Gebelikte şeker hastalığı olup olmadığınıza bakılmaksızın, hamilelik sırasında düzenli egzersiz yapmak önemlidir.

Gebelik sırasında yapılan egzersiz yerleşik bir yaşam tarzını ve sağlıksız kilo vermeyi önlemenin yanı sıra, glikoz metabolizmasını iyileştirmeye yardımcı olur ve insülin direncini azaltır.

Ek bir fayda olarak, egzersiz sırt ağrısı, kas krampları, şişme, kabızlık ve uyku sorunları da dahil olmak üzere gebeliğin bazı ortak rahatsızlıklarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Sizi bebeğinizin doğumu için zihinsel ve fiziki olarak hazırlar.

Hamileyseniz yürüyüş en iyi egzersizdir. Bu dönemde araba kullanmak yerine yürümeyi deneyin, telefonla konuşurken yürüyün, park ve bahçelerde zaman geçirin.

Not: Hamilelik başlangıcı ve gebelik sırasında fiziksel aktiviteye başlamak için, her zaman kadın doğum uzmanına veya ebeye danışın.

6. Şekerden Uzak Durun

İçinizdeki tatlı isteği ve özlemi ne kadar çok olursa olsun özellikle hamileliğinizin son birkaç ayında şekerli gıdalardan uzak durun.

Tatlılar, dondurma, kurabiye, şekerleme, pişmiş ürünler, mangolar veya muz gibi tatlı meyveler gibi şekerli ürünlerin her türlüsünden kaçının. Ayrıca, paketlenmiş meyve suları gibi içeceklerden, soda ve şekerle şekerlendirilmiş içeceklerden kaçının. Bu maddeler genellikle büyük miktarlarda şeker ve kalori içerir, ancak içerisindeki beslenme değeri oldukça düşüktür.

Şekersiz bir diyet uygulamak, kan şekeri seviyelerinizi dengede tutmanıza yardımcı olacaktır.

Bununla birlikte, içinizdeki şeker isteğini bastırmak için şeker yerine ilave tatlandırıcılar kullanabilirsiniz.

7. Tarçın Çayı İçin

Tarçının içerisinde glikoz metabolizmasını destekleyen birkaç bileşen bulunur. Bu biyoaktif bileşenler, düşük yoğunluklu lipoproteinler (LDL) kolestrol, yüksek yoğunluklu lipoproteinler (HDL) kolesterol ve trigliserid seviyeleri gibi açlık plazma şekeri üzerinde faydalı bir etkiye sahiptir.

Bu baharat hamilelik sırasında da alınabilir. Günlük yarım çay kaşığı tarçın tozu, açlık kan şekeri seviyelerini düşürebilir ve insülin duyarlılığını artırabilir.

  • Günde en az bir defa tarçın çayı için. Çayı hazırlamak için orta boy bir tarçın çubuğunu 10 dakika boyunca sıcak suda bekletin ve sonra bu çayı için.
  • Ayrıca yulaf ezmesi ve yoğurdun içine biraz tarçın tozu serpin ya da tavuk ya da balık yemeklerine de ekleyebilirsiniz.

Not: Fazla tarçın tüketimi kasılmalara neden olabileceğinden fazla tarçın almayın. Artı, bu baharatta, bebeğiniz için aşırı tolere edildiğinde zehirli olabilecek bazı bileşikler vardır. Bu baharatı kullanmadan önce doktorunuza danışın.

8. İyi Uyuyun

Hamilelik sırasında, vücudundaki hormonal değişiklikler yüzünden yorgun ve bitkin hissetmek yaygındır. Eğer gebelik diyabetiniz varsa yorgunluk ve tükenme seviyeniz daha yüksek olabilir.

Yorgunluğun üstesinden gelmek için bedeninizi iyi dinlendirin ve uykunuza dikkat edin. Doğru uyku, doğmamış bebeğin gelişimine yardımcı olur ve size doğum için gerekli enerjiyi sağlar.

Hamile kaldıktan sonra uyurken ayaklarınızı az ayaklarınıza çekip sol tarafınıza doğru uyumaya çalışın. Bu şekilde uyumak sırttaki gerginliği azaltarak gece sık sık uyanmanızı önler.

Ayrıca gündüzleri de istirahatinize dikkat edin. Özellikle öğlenleri bi yarım saat şekerleme yaparak üzerinizdeki yorgunluğu atabilirsiniz.

Unutmayın uykunun çoğu da azıda zarardır, kan şekerinizi yükseltmeye neden olur.

9. Stres Yapmayın

Gebelik diyabeti tanısı koyulduysa fazla endişelenmeyin. Doğru bakım ve tedavi ile, doğmamış bebeğinize hiçbir şey olmayacaktır.

Öte yandan, doğmamış bebeğinizin sağlığı hakkında her zaman endişe etmek stres düzeyinizi artıracaktır.

Çok fazla stres, kortizol düzeylerinde bir artışa neden olabilir ve doğmamış bebeğin sağlığını etkileyebilir.

Ayrıca, stres, kasılmaları tetikleyici hormonların salınması nedeniyle erken doğum yapmaya neden olabilir! Bu nedenle, stres seviyenizi kontrol altında tutmanız önemlidir.

Stresi yönetmek için yavaş, derin nefes alma gibi yöntemleri deneyebilirsiniz. Ayrıca eğer varsa korkularınız ve endişeleriniz hakkında eşinizle, ailenizle, arkadaşlarınızla ve doktorunuzla konuşabilirsiniz.

Stresten kurtulmak için “stres ve öfkeye iyi gelen 6 ilginç bitki“, “gerginliği azaltmak ve stresten kurtulmak için doğal yöntemler“, “stresi azaltan, bilimsel olarak kanıtlanmış 10 alışkanlık“, “stressiz yaşamın sırları” başlıklı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

10. Doktorunuzun Uyarılarına Harfiyen Uyun

Son olarak, doktorunuz gebelik şekerinizi tedavi etmek için hangi ilacı reçete ettiyse, en azından belirttiği şekilde almanız çok önemlidir.

Gebelik diyabetli kadınların yüzde 10 ila 20’sinde kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutmak için insüline ihtiyaç duymaktadır. Doktorunuz oral insülin veya insülin injeksiyonu reçete edebilir.

Tek bir doz bile kandaki şeker seviyenizi ciddi şekilde etkilerken, ilacınızı almayı asla unutmayın. Bu, rahminizde büyüyen çocuğunuz için kötü olabilir.

Diyabet tıbbı ile birlikte, demir ve kalsiyum takviyelerini de doktorunuzun talimatına uyarak almalısınız. Takviyeler sizin için ve bebeğinizin sağlığı için önemlidir.

Ek İpuçları:

  • Yemekleri gün boyunca daha küçük porsiyonlar halinde ve sık sık yiyin. Her yemeğin tadını çıkarabilmeniz için çeşitlilik arz eden yiyecekleri seçin.
  • Diyetinize yeşil yapraklı sebzeleri ekleyin.
  • Elma, guava, portakal, karpuz gibi glisemik indeksi düşük meyveler yiyin.
  • Yediğiniz yağı, özellikle doymuş yağ miktarını sınırlayın. Yemeklerinizde zeytinyağı ve çoklu doymamış yağlar gibi sağlıklı yağlar kullanın, avokado ve tuzsuz fıstık gibi sağlıklı yağlar bakımından zengin besinler tüketin.
  • Her gün iki küçük porsiyon protein tüketin, çünkü protein bebeğin büyümesi için önemlidir.
  • Her gün diyetinize iki porsiyon düşük yağlı, kalsiyum bakımından zengin gıdalar ekleyin.
  • Vücudunuz için en faydalı içecek sudur. Sade limon suyu veya maden suyu da vücudunuzu sulu tutabilir.
  • Bebeğinizin hareketlerini yakından izleyin. Birkaç saat boyunca hareketsiz kalırsa hemen doktorunuza başvurun.

Yorum Yapmak İstermisin?

%d blogcu bunu beğendi: