Gebelikte Tehlikeli Durumlar: Bu 10 Belirtiyi Gözardı Etmeyin!

Hamilelik sadece şişkin bir karın yada bel değildir. Hamilelik dönemindeki hormonal değişiklikler, vücutta zaman zaman ortaya çıkan birçok değişiklik getirir.

Hamile kadınların yaklaşık yarısı, birinci trimesterde (12 haftanın sonuna kadar olan süreyi kapsar) mide bulantısı ve bazen kusma (genellikle sabahları) yaşar. Ruh hali dalgalanmaları, uyku sorunları, bel ağrısı ve ayaklarda şişme de gebelikle ilgili yaygın rahatsızlıklardandır.

Ancak hamilelik ile ilgili ne kadar kitap okuduğunuz yada arkadaşlarınızdan aldığınız tavsiyeler önemli değildir, gebe olduğunuzu anlayacağınız bir takım gebelik belirtileri vardır.

Özellikle hamile kalırsanız, kendinizin ve doğmamış bebeğinizin güvenliğini sağlamak için hangi belirtilerin doktorunuzun dikkatine sunulması gerektiğini bilmek önemlidir.

Gözardı etmemeniz gereken 10 gebelik belirtisi.

1. Fetal Hareketlerde Azalma

Çoğu annenin bebekleri, 17 ila 18. hafta arasında hareket etmeye başlar. Bebek hareketleri yaklaşık 24. hafta da daha da güçlenir. Çoğu hamile kadın, bebeklerinin daha düzenli bir uyku-uyanıklık döngüsüne adapte olmaya başlaması nedeniyle, günün belirli saatlerinde daha aktif olduklarını bile fark ederler.

Fakat bebeğinizin hareketleri birdenbire yavaşlar veya durursa ve saatlerce hareket etmiyorsa derhal doktorunuza bildirin.

Hareket uzun süre hareketsiz kalması, amniotik sıvının azaldığının belirtisi olabilir, annenin bu sorunu çözmesi için bol bol su içmesi gerekir.

Gebeliğin 38. haftasından sonra bebeğin hareketinin azalması, kordon sıkışması nedeniyle olabilir, bu durumda bebeğe giden kan akışı kesilebilir. Bunu önlemek için bebek gününden önce alınabilir.

Bebeğin hareketlerindeki azalma ciddiye alınmalı ve vakit geçirmeden doktorunuzun dikkatine sunulmalıdır. Unutmayalım ki ölü doğum yapan birçok kadın bebeğinin hareketlerinin yavaşladığını veya durduğunu söylüyor.

2. Lekelenme ve Kanama

Hamilelik sırasındaki vajinal lekelenme veya kanama kadınları delirtebilir. Ufak bir kan lekesi endişe edilecek bir şey değildir. Bu tarz lekeler genellikle embriyonun uterusa yerleştirildiğine dair normal bir işarettir .

Ancak ağır kanamalar gözardı edilmemelidir. Bu, düşük gibi ciddi bir durumun belirtisi olabilir.

Hamilelik sırasında lekelenme veya kanamaya sebep olan şey ne olursa olsun, konu ile ilgili doktorunuzu aramak iyi bir fikirdir.

3. Vajinal Boşalma

Gebelik sırasında vajinal akıntıda artış olması normaldir. Ancak vajinal akıntılarda önemli bir artış varsa ya da akıntıların türü değişiyorsa, örneğin sulu ya da kanlı parçalar geliyorsa hemen doktorunuza bilgi verin.

İkinci trimesterde (14-26. Haftalar arasında geçen zaman dilimidir), vajinal akıntıdaki  artış, serviksin (rahmin vajinaya açıldığı bölge) erken açılabileceği anlamına gelebilir. Bu düşük yapmanın erken bir işareti olabilir.

Vajinanızdan 37. haftadan önce sızıntı olursa, suyunuzun erken gelirse bu bebeğinizin dünyaya gelme vakti geldiği anlamına gelebilir.

4. Ateş

Gebelik sırasında ortaya çıkan her türlü ateş ciddiye alınmalıdır. Ateş, böbrek enfeksiyonu veya pnömoni gibi çeşitli nedenlerle ilişkilendirilebilir. Bunun nedeni ne olursa olsun, gebelik sırasında ortaya çıkan ateş, hamile kadının yanı sıra doğmamış bebeğinizin de sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir bir durumdur, bu nedenle vakit kaybetmeden doktor muayenesi gerekir.

Eğer ateşiniz 37,5 derecen yüksekse, grip veya soğuk algınlığı belirtileriniz de yoksa derhal doktorunuzu arayın. Ateşin uzun süre 39 derece ve daha yüksek olması, doğmamış bebeğiniz için zararlıdır.

5. Şiddetli veya Kalıcı Karın Ağrısı

37. haftadan önce karnınızdaki her türlü ağrı endişe vericidir ve derhal doktorunuza bilgi vermelisiniz.

İlk üç aylık dönemde karnın alt tarafında bir ağrı olabilir. Bununla birlikte ağrı düşük belirtisi de olabilir. İkinci veya üçüncü trimesterde görülen böyle bir ağrı erken doğum belirtisi olabilir.

Ağrının karnın ortasında veya üstünde olması, mide bulantısı veya kusma, şiddetli hazımsızlık, mide ekşimesi gıda zehirlenmesinin belirtileri de olabilir.

Karın ağrısının nedeni bazen de apandisit olabilir ve teşhis koyulmasının gecikmesi bebek ölümü riskini artırır. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden yakın bir sağlık kuruluşuna başvurun.

6. Hızlı Kilo Alma

Gebelikte alınan kilolar normaldir.

Hamilelik sırasında normal olarak kabul edilen kilo artışının oranını belirlemek için herhangi kılavuz olmamasına rağmen, Hastalık Kontrolü ve Korunma Merkezleri tarafından gebe kadınlar için bir takım kilo alma önerileri bulunmaktadır:

  • Hamilelik öncesi vücut kitli indeksi (VKİ) 18.5’den düşük olanlarda, gebelik sırasında beklenen kilo artışı 28 ile 40 kilo
  • Hamilelik öncesi VKİ 18.5 ile 24.9 arasında olanlarda, beklenen kilo artışı 25 ila 35 kilo
  • Hamilelik öncesi VKİ 25.0 ile 29.9 arasında olanlarda, beklenen kilo artışı 15 ila 25 kilo
  • Hamilelik öncesinde BKİ 30 veya daha fazla olanlarda, beklenen kilo artışı 11 ile 20 kilo civarıdır.

Bununla birlikte, gebelik sırasında alınan ani hızlı kilolar tehlikeli olabilir ve preeklampsi adı verilen gebelik zehirlenmesinin belirtisi olabilir.

Haftada 4 veya daha kilo alıyorsanız hemen doktorunuza danışın. Hamilelikte alınan aşırı kilo gebelik diyabetinin de işareti olabilir.

7. Bacak ağrısı

Hamileliğinizin son aşamasında şiddetli bacak ağrısı yaşıyorsanız, bu sorunu ciddiye alın. Gebelikte şiddetli bacak ağrısı, kan pıhtılaşmasına neden olan bir durum olan derin ven trombozu (DVT) riskini artırır.

Progesteron hormonlarının vücuttaki artışına bağlı olarak, bacaklardaki damarlar genişler. Kan dolaşımındaki bu artış bacaklardaki kan akışının yavaşlamasına ve bu da pıhtılarına neden olabilir.

Pıhtı, gebeliğin herhangi bir aşamasında ve doğumdan sonraki altı haftaya kadar oluşabilir. Eğer pıhtı akciğere geçerse bu ölümcül olabilir.

DVT hastalığını gebeliğin sıradan bacak kramplarından ayırt etmek zordur. Bununla birlikte, yalnızca bir bacağınızda oluşan şiddetli ağrı varsa vakit kaybetmeden doktorunuza başvurun. Diğer belirtiler arasında kızarıklık, şişme ve dokunma hassasiyeti vardır.

8. Sürekli veya Şiddetli Baş Ağrısı

Baş ağrısı, gebelik sırasında çok sık görülen bir şikâyettir ve genellikle hormonal değişiklikler ve vücudunuzun kan hacmindeki artışından kaynaklanmaktadır.

Uyku düzenindeki değişiklikler ve duygudurum sorunları durumu daha da kötüleştirebilir. Hafif baş ağrıları genellikle endişe etmeniz gereken bir şey olmamasına rağmen, ikinci veya üçüncü trimesterde şiddetli baş ağrıları yaşarsanız doktorunuzla görüşün.

9. Gözlerin Kuruması ve Bulanık Görme

Hamilelik sırasında oluşan hormonal ve fiziksel değişimler görme yeteneğini etkileyebilir.

Gebelik hormonları, göz yaşı üretimini azaltarak gözlerde kuruluk, tahriş ve rahatsızlığa neden olabilir. Hormonlar gözlerinizde sıvı birikmesine neden olabilir, bu da bulanık görme ile sonuçlanır.

Hamilelik sırasında gözlerin kuruması ve bulanık görme normaldir, ancak preeklampsi gibi daha ciddi bir sorunun belirtisi olmadığından emin olmak için sürekli görme probleminiz varsa doktorunuza danışın.

Karın ağrısı, baş ağrısı ve hızlı kilo verme gibi problemlerle birlikte sürekli bulanık görüyorsanız preeklampsi kontrolü için doktorunuza başvurun.

Preeklampsi, bulanık görme, ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) ve hatta geçici körlüğü içerebilen, yüksek tansiyon ve görme değişikliklerine neden olan ciddi bir rahatsızlıktır.

10. Horlama

Hamilelikte horlama sık görülür. Aslında, birçok kadın sadece hamileliklerinde horlamaya başlar. Ancak, bu küçük rahatsızlık bu dönemde ciddiye alınmalıdır.

Hamilelik sırasında uterus ve bebek büyüdükçe, diyafram üzerindeki basınç artar ve normal nefes almanız zorlaşır, buda horlamaya neden olur.

Artı, yüksek hormon seviyeleri, özellikle östrojen, mukus zarlarının ve burun kanallarının şişmesine neden olur. Ayrıca, kan hacmindeki artış kan damarlarını genişletir ve burun zarlarının şişmesine neden olur.

Gebelikte başlayan horlamalar sezaryenle doğum riskini artırdığı için konu ile ilgili doktorunuza danışmanız yararlı olacaktır.

Yorumla