Anasayfa » Bilinmeyen Gerçekler » Hiv Virüsünün Bilmeniz Gereken En Erken 10 Belirtisi

Hiv Virüsünün Bilmeniz Gereken En Erken 10 Belirtisi

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin verilerine göre, Avrupa’daki 1.2 milyondan fazla insan şu anda hiv virüsü ile enfekte, hiv belirtileri yaşıyor ve bunların yüzde 18 i enfeksiyon kaptığından habersiz.

Hiv belirtileri konusunu ele almadan önce bu virüs hakkında ve Aids hastalığı hakkında şöyle kısa bir bilgi edinelim.

Hiv insanın bağışıklık sistemini çökerten bir virüstür. Bu virüs, bağışıklık sisteminin hücreleri olan, CD4 olarak da adlandırılan T hücrelerini yok eder.

Hiv virüsü tıbben tedavi edilmezse, AIDS (edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu) hastalığının ilerleme tehdidi ortaya çıkıyor. AIDS çok ciddi bir hastalıktır, bağışıklık sistemini devre dışı bırakarak vücudu kanser gibi ölümcül enfeksiyonlara karşı korunmasız kılar.

Hiv virüsü en sık, pre-seminal akıntı, anal akıntı, vajinal akıntı, sperm ve kan yoluyla bulaşır.

Hiv virüsünün vücuda girmesinin en yaygın yolu cinsel ilişki, enjeksiyon (bir ilacı enjektörle vücuda, iğne yapma) ve infüzyondur (damar yoluyla verme, deri altına verme).

Hiv virüsünün cinsel yollar ile bulaşması

  • HIV ile enfekte kişi ile anal yada vajinal ilişkiye girilmesi ile bulaşır.
  • Birden fazla partnerle korunmasız şekilde cinsel ilişkide bulunmayla bulaşır.
  • Para karşılığında cinsel ilişkide bulunan kişilerinde bu virüsü alma riski oldukça yüksektir.

Hiv virüsünün enjeksiyon ya da enfüzyon yoluyla bulaşması

  • Hiv ile enfekte kişi ile ortak kullanılan şırıngalar, iğneler ve durulama suyu ile de bulaşabilir.
  • Hiv ile enfekte kişi ile uyuşturucu kullanmak yoluyla da bulaşabilir.
  • Sağlık çalışanları da yanlışlıkla hiv ile enfekte iğnenin batması ile hastalığı yakalanma riski altındadır.
  • Özellikle az gelişmiş ülkelerde görülen, iğnelerin satıcılar tarafından toplanıp yeniden satılması ile bu virüs yayılır.
  • Hiv bulaşmış kan transfüzyonu veya organ ve doku nakli ile de hiv’in yayılma riski yüksektir.
hiv belirtileri
hiv belirtileri

Hiv ile enfekte olduktan sonra kurtulmak mümkün değildir.

AIDS hastalarının üretken bir yaşam sürdürmesi olanaksızdır, ancak hiv virüsünün erken aşamalarda tespiti, uygun tedavisi ve sağlıklı bir yaşam tarzı ile hayatlarını sürdürebilirler.

Hiv belirtileri virüs vücuda girdikten 2 ile 6 hafta sonrasında başlayabilir.

İşte hiv virüsünün yani AIDS hastalığının bilmeniz gereken 10 erken belirtisi.

1. Ateş

Hiv belirtileri arasında en sık görülen primer semptom ateştir.

Virüsün vücuda girmesini takip eden 2 ile 4 hata boyunca ateşlenme olabilir. Bu dönemde ateşe gece terlemeleri de eşlik eder.

2005 yılında 62 AIDS hastası üzerinde yapılan bir araştırmada, hataların yüzde 77 sindeki ilk hiv belirtisinin ateşlenme olduğu belirtildi.

Ateş vücudun yani bağışıklık sisteminin viral enfeksiyonlara gösterdiği bir tepki olduğu için, hiv’in erken dönemlerinde ateşlenmek iyi bir işarettir. Bu sizin bağışıklık sisteminizin henüz zayıflamamış olduğunu kanıtlıyor.

2. Gece terlemeleri

Kendinizi iyi tanırsınız. Eğer geceleri sürekli terliyorsanız endişelenecek bir durumunuz yoktur. Fakat son zamanlarda açıklayamadığınız bir terlemeniz varsa bu endişeye neden olabilir.

Hiv kaynaklı gece terlemesi ısrarla devam eder. Hareketsiz kalsanız bile terlemeye devam edersiniz. Giysi ve çarşaflarınız sırılsıklam olduğu için geceleri uyumanız neredeyse imkansız bir hale gelir.

2015 yılında, birden fazla partnerle korunmasız anal ilişkide bulunarak Hiv virüsü kapmış insanlar üzerinde yapılan araştırmada, hastalığın ilk belirtisinin sık görülen gece terlemeleri olduğu bildirildi.

Hiv hastalarında gece terlemelerine genellikle ateşte eşlik ediyor.

3. Boğaz ağrısı

Boğaz ağrısı, hastalığın erken aşamadaki yaygın belirtisinden biridir. Hiv pozitif hastalarda bu duruma ateşinde eşlik etmesi son derece muhtemeldir.

Boğaz ağrısı, ateş başlamadan önce oluşabilecek bir işarettir.

2002 de Klinik Bulaşıcı Hastalıklar Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, 74 enfekte hayat kadınında Hiv enfeksiyonunun ilk belirtileri arasında şiddetli boğaz ağrısı olduğu tespit edilmiştir.

Yemek yerken, su içerken hatta tükürüğünüzü yutarken bile ağrı ile karşılaşabilirsiniz.

Boğaz ağrısı 2 hafta sürebilir ve buna ağız ülseri de eşlik edebilir.

4. Lenf düğümlerinde şişme

Bağışıklık sistemi hücreleri, vücuda yayılarak iş yapar. Onların dağıtımından sorumlu olan öncelikli olarak lenf düğümleridir.

Lenf düğümleri, koltuk altında, kasık bölgesinde ve boyunda bulunur.

Hiv hücrelerinin temel görevi bağışıklık sistemini zayıflatmak olduğu için vücudun temel bağışıklık arttırıcı parçalarını belirler ve ilk önce buralara saldırır. Bunların başında lenf düğümleri gelir.

Lenf nodunun şişmesi bağışıklık sisteminin hiv enfeksiyonu yol açtığı hasarı en aza indirmeye çalıştığının göstergesidir.

54 AIDS hastası üzerinde yapılan araştırmada 30 hastanın erken dönemde lenf düğümlerinin şiştiği bildirilmiştir.

Bu durumda lenf düğümleri çok hassas bir hale gelir ve en ufak bir dokunmada bile ağırır. Sık sık görünür ve kaybolur. Şişliğin 2 ila 4 haftadan fazla devam etmesi endişe nedenidir.

5. Döküntü ve Dermatit

2008 de Acta Dermatovenerol Hırvatistan da yapılan araştırma sonrası hivin erken belirtilerinden birininde kafa derisi üzerinde, yüz ve göğüste görülen döküntülerdir.

Yağ bezleri yüz, baş, göğüs, sırtın üst tarafında ve kasık bölgesinde bulunur. Hiv’in erken bir belirtisi de 2 ile 3 hafta veya daha fazla sürebilen ve saydığımız bölgelerde ve çevresinde, kırmızı iltihaplı, kaşıntılı ve pullanan bir derinin ortaya çıkmasıdır.

Ortalama yaş aralığı 17 ile 54 olan hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, döküntünün ikinci en sık görülen hiv belirtisi olduğu açıklandı.

6. Kas Ağrıları ve Eklem Ağrıları (artralji)

Bu koşullar hastalığın yörüngesi boyunca mevcut olsa da, bu rahatsızlığı çeken herkes AIDS hastası değildir tabiki.

2002 yılında Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre kas-iskelet bozuklukları (kas ve kemikleri etkileyenler) hiv virüsünün sık görülen ilk belirtilerindendir.

Kas ve eklem ağrısı 2 ve 24 saat arasında sürer, iki ya da daha fazla eklemde orta ve şiddetli ağrı şeklinde kendini gösterebilir.

2013 yılında Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, hiv virüsü ile enfekte olan 300 hastanın kas iskelet sistemi semptomları bir yıl boyunca değerlendirildi.

Bu hastaların yüzde 63.3’ünde kas-iskelet sistemi bozuklukları bulundu. Bunlardan 46,7’sinde vücut ağrıları, yüzde 26.7’sinde eklem ağrısı bildirdi, yüzde 8,3’ünde bel ağrısı ve yüzde 6,7’sinde osteoporoz (kemik erimesi) olduğu bildirdi.

Hastalık ilerledikçe bu belirtiler de yoğunlaşmaktadır.

7. Yorgunluk

Hiv virüsünden dolayı meydana gelen yorgunluk süreklidir ve herhangi bir fiziksel zorlanma olmadan ortaya çıkar.

2006 da Klinik Hemşirelik Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, 15 hastanın günlük yaşamlarında sürekli olarak yorgun oldukları teşhis edilmiştir.

Yorgunluğun AIDS hastaları tarafından göz ardı ettiği bir belirti olduğu belirtiliyor.

Yorgunluk hastaların günlük yaptığı yürüyüş, egzersiz, iş ve diğer faaliyetlerinde önemli ölçüde aksamalara neden olur.

Aynı zamanda 2008 de AIDS Bakım Hemşireleri Derneği Dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, yorgunluğun zihinsel berraklık, sabır ve konsantrasyonu etkilediği gözlemlenmiştir.

Ayrıca yorgunluk, depresyon ve anksiyeteyede neden olabilir.

8. Baş ağrısı

Baş ağrısı, hiv pozitif hastalarda sık sık görülen ve kalıcı olan bir rahatsızlıktır. Bu ağrı hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına neden olur ve kişinin günlük faaliyetlerini engeller.

Primer baş ağrıları (migren, gerilim tipi baş ağrıları ve başın bir tarafında meydana gelen ve haftalarca devam eden ağrı) altta yatan herhangi bir hastalıkla ilişkili olmayan ve tekrarlayan baş ağrılarıdır. Bu ağrılarda hiv’in ilk aşamasında olduğunu gösteren işaretlerden olabilir.

Hiv virüsü ayrıca ikincil baş ağrılarını da (sinüs baş ağrısı ya da menenjit baş ağrısı ) tetikler. Bu ağrılar bağışıklık sisteminin zayıflamasını bekler ve bu dönemde ortaya çıkar.

9. Bulantı ve Kusma

2008 de Uluslararası AIDS dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre hiv virüsünün en sık görülen belirtisi bulantı ve kusmadır.

Hiv enfeksiyonu bağışıklık sistemini baskıladığı için ilk aşamada bakteri, mantar ve viral enfeksiyonlar baş gösterebilir.

Bulantı, vücudun enfeksiyonlar tarafından saldırı altında olduğunu bildirmesinin yoludur.

Son zamanlarda hissettiğiniz mide bulantısı yada kusma ve daha önce bahsettiğimiz belirtilerden herhangi birisinin varlığı hastalığın göstergesi olabilir.

10. İshal

İshal de mide bulantısı ve kusma gibi, hiv enfeksiyonu altında bulunan vücudun bağışıklık sisteminin çökmesini fırsat bilen fungal ve viral enfeksiyonların neden olduğu mide bağırsak sisteminin bir hastalığıdır.

İshalin ciddi zararları hastanın yaşam kalitesini ve onun rutin faaliyetlerini sekteye uğratabilir.

Yukarıda sıraladığımız maddeler hiv belirtileri arasında en sık rastlanılan belirtilerdir. Eğer böyle bir şüpheniz varsa hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşundan yardım isteyin.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.