Anasayfa » Bilinmeyen Gerçekler » Kadınların Göz Ardı Etmemesi Gereken Önemli Dönem Sorunları

Kadınların Göz Ardı Etmemesi Gereken Önemli Dönem Sorunları

Genç bir kadının hayatında en büyük vücut değişimi adet döngüsüdür. Bu biyolojik değişim vücudun gebelik için gelişiminde gerekli olan bir durumdur.

Menstruaston olarak bilinen adet dönemi, rahim içerisinde biriken kanın rahim ağzından vajina yolu ile vücuttan atılmasıdır. Normal sayılan bir adet dönemi her kadın için 3 ila 7 gün arasında değişir.

Bu biyolojik değişimi yaşayan genç kadınların menstruaston hakkında bilmeleri gereken bazı önemli konular vardır.

Bu sürecin gelişme nedeni 

Her ay bir yumurta yumurtalıkların birinde büyümeye başlar. Tamamen gelişen yumurtayı, yumurtalık bırakır ve bu yumurta fallop tüpü yoluyla rahime gider. Bu sürece yumurtlama denir.

Bu süre boyunca, vücutdaki östrojen seviyesi (kadın hormonu) artmaya başlar ve rahim astarının kalınlaşmasına neden olur.

İlişki sonucu erkek spermi yumurtaya ulaşırsa ve onu döller ise yumurta kalınlaşmış rahim duvarına tutunup korunur ve hamilelik gerçekleşir.

Yumurta döllenmiş değilse parçalanır ve rahim içerisinden adet akıntısı şeklinde vücuttan atılır.

1. Adet Öncesi Değişiklikler Gebeliği Taklit Edebilir 

Vücuttaki bazı semptomlar gebeliğe işaret edebilir.  Gebelik oluşması durumunda rahim astarı kendini hazırlayarak kalınlaşır. Bunu rahim astar oluşumuna katkıda bulunan ve embriyoyu besleyen bazı hormonlar salgılayarak gerçekleştirir.

Vücudunuz da üretilen progesteron gibi salgılar vücutta su tutması yaparak midede ve vücudun farklı biçok yerinde şişkinlik yapar. Vücudun dış görünümünde de değişimler meydana gelir.

Ayrıca, mide bulantısı, kusma ve sırt ağrısı gibi gebelikte karakteristik diğer belirtiler yaşanabilir.

2. Uzun Süreli ve Ağır Kanamalar Görülebilir 

Birçok kadın ağır kanama eğilimindedir. Hatta bazıları genele oranla belirli bir döngüde daha şiddetli kanama geçirir ve bu dönemlerde kullanılan hijyenik ürinleri daha fazla tüketirler.

Bazı kadınlarda ise adet kanaması normal sayılan 3 ila 7 gün arası olan döngü sürelerinden daha uzun sürebilir. Bazılarında ise bu sürenin de altına düşebilir.

Adet dönemlerinde 7 veya 8 günden uzun ve ağır kanama geçirme durumu myom büyümesi göstergesi olabilir. Myom; rahim etrafında görünen, kanserli olmayan lifli kas büyümesidir.

Ağır ve uzun süreli kanama, 2014 yılında Kadın Sağlığı Uluslararası Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, myom rahatsızlığında kadınlar arasında en sık muzdarip olunan bulgudur.

Bazen adet akışı içinde kan pıhtısının varlığını hissedebilirsiniz. Bu da myoma bir işaret olabilir.

3. Aşırı Adet Ağrısı Endometriozis Belirtisi Olabilir

Karın ağrısı ve krampları adet dönemi sırasında ortak şikayetler arasındadır.

Dönemlerde, endometrium prostaglandin, enflamasyon ve ağrıyı uyaran bir hormon üretilir.

Ancak ciddi endometriozis salgısı sonucu alt karın ve pelvik bölgede günlük faaliyetlerini yürütme yeteneğini etkileyecek şiddette ağrı meydana gelebilir.

Ayrıca bu salgı rahimdeki kan ve parçalanmış doku artıklarının vücut dışına çıkış güzergahını etkiler. Zamanla, bu ağrı ve şişlikler ve daha da artarak her dönem lezyonlarına neden olur.

4. Düzensiz Adet Dönemleri Bir Hormonal Bozukluk Belirtisi Olabilir

Genç yaşlarda meydana gelen adet düzensizlikleri normal kabul edilirken 20’li yaşlardan sonra sorun haline gelebilir. Düzensiz dönemleri obezite, aşırı saç dökülmesi ve akne gibi diğer belirtiler eşlik ederse, bu polikistik over sendromu (PKOS) belirtisi olabilir.

PCOS olan kişilerde, kistler vücutta aşırı testosteron aktivitesinin (erkek hormonu) sonucu yumurtalıklarda oluşturur. Bu kistler yumurtaların oluşumunu ve tüm menstruasyon sürecini engellemez.

Birçok kadın adet öncesi sendrom (PMS) yaşar. Kadınlarda aylık döngü başlamadan önce stres, anksiyete, huysuzluk, depresyon, öfke, yorgunluk gibi karakteristik adet sendromları görülür. Bunların yanı sıra, hafif gövde şişkinliği ve ağrıları, göğüslerde hassasiyet ve şişlik görülebilir.

PMS kadınların arkadaş ve aile ilişkilerini etkileyebilir. Aynı zamanda iş performansını düşürür ve genellikle yüksek sağlık harcamalarına neden olabilir.

2008’de Lancet’te yayınlanan çalışmaya göre, kadınların yaklaşık yüzde 5 ila 8’ i yukarıda belirtilen şikayetlerden muzdarip olmuşlardır.

Aslında, bu belirtiler genellikle kendi kendine meydana gelen sadece bedensel bir durumdur. Aylık döngüleri başlamadan önce stres seviyesinin yükselmesi 2010’da  Kadın Sağlığı Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre döngü öncesi ve sırasında ağırlaştırılmış PMS ile ilişkili olduğu bulunmuştur.

Stres aynı zamanda aylık döngü süresini kısaltabilir.

ONCEKI SAYFA1 / 2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.