Kozmetik ve Güzellik Ürünlerinin İçindeki 10 Zararlı Toksik Madde

Tüketiciler gıda maddelerinde bulunan kimyasalların toksik etkilerinin daha fazla farkına vardıkça, daha dikkatli alışveriş yapma yoluna gidiyor ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsiyor.

Bir çok ev sağlıklı beslnemeyi bir yaşam biçimi haline getiriyor.

Ancak, bu durumda sık sık sorgulamamız gereken şeyi ihmal ediyoruz. Vücudun maruz kaldığı kimyasallar sadece gıdaların içinde mi var !

Kozmetik ve güzellik ürünlerinde bulunan kimyasalların zararlı etkileri nadiren aynı ilgi ve alaka ile karşılanır. Bu ürünler genellikle eleştirilmez.

Kozmetik ve güzellik ürünlerini satın alınırken gıda etiketlerindeki gibi, aynı şekilde etiketleri incelenerek alınmalı ve gerçekten ihtiyaç yoksa alınmamalıdır.

Her gün cilde sürülen ve cilt tarafından emilen kozmetik ve güzellik ürünleri sayısız zararlı kimyasallar içerir.

Kozmetik şirketleri son derece denetimsiz bırakılmıştır. Ürünlerin etiketlerinde organik yazsa da yapılan araştırmalarda yüzde 40 ile 60 arasında toksit madde içerdiği tespit edilmiştir.

İlaç ve Kozmetik Yasası uyarınca, kozmetik ürünler ve malzemeler  piyasaya çıkmadan önce herhangi bir onay gerektirmez.

Bu nedenle sağlığınızı korumak için satın alacağınız ürünleri iyice araştırıp öyle alın.

İşke güzellik ve kozmetik ürünlerinin içerisindeki 10 zehirli madde.

1. Ftalatlar

Ftalatlar (saç spreylerinde bulunur), dibutil ftalat ya da DBP (ojede bulunur), dietil ftalat ya da (parfümler ve losyonlarda bulunan) DEP ve dimetil ftalat DMP şeklinde olabilir.

Kozmetik endüstrisinde göre, ftalatların yalnızca yüksek dozlarda alınması zararlıdır. Tüketiciler güzellik ürünleri yoluyla önemli ölçüde ve düşük miktarlarda bu maddeye maruz kalmaktadır.

Ancak, kozmatik ürünler sürekli kullanıldığı için düşük miktarda alınsa bile son derece tehlikelidir.

Ftalatların endokrin bozucu özelliği vardır. Bu maddeye sürekli maruz kalanlarda doğum kusurları, erken ergenlik, diğer üreme ve gelişimsel bozukluklar, insülin direnci ve hatta kansere neden olabilecek hormonal karışıklar görülebilir.

2009 yılında Çevre Sağlığı Perspektifler Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, hamilelik sırasında, annelerin kuaförlerde, saç spreylerinden yada dışarıda maruz kaldıkları ftalatlar sonucunda erken doğum kusuru olduğu ve bunu tetiklediği tespit edilmiştir.

Not: Tüm ürünler etiketlerindeki ftalatların içeriğini listeler.

2. Hidrokinon (Gümüş sülfadiazin)

Hidrokinon esas olarak kremler, ağartma maddeleri, nemlendiriciler ve temizleyicişer gibi deri parlatma ve ağartma ürünlerinin yapımında kullanılan bir maddedir.

Aynı zamanda saç kremleri ve tırnak kaplama ürünlerinde de kullanılan ve cilt beyazlatma yetenekleri olan yüz temizleyicilerde ve nemlendiriciler de bulunabilir.

Avrupa Birliği, bu kimyasalı yasaklamıştır. 2006 yılında avrupa denetim birimi hidrokinon maddesinin potansiyel kanserojen etkisinin olduğunu duyurmuştur. Şu anda, Avrupada sıkı denetim altında kullandırılan hidrokinon maddesinin, yüzde 2 oranında kullanımına izin verilmektedir.

Hidrokinon ciltteki melanin üretimini azaltarak cildin güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlarına karşı savunmasını kırar. Bu da normal olarak cilt kanseri riskini artırır.

2012 yılında Hint Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, bir kaç yıl boyunca düzenli olarak yüzde 2-5 oranında hidrokinon içeren güzellik maddesi kullanan 50 yaşındaki bir kadının kalın ve renkli mavimsi-gri hale gelen cilt ile karakterize nadir bir hastalık olan okronozis gelişmiştir.

3. Triklosan

Triklosan bir antibakteriyel madde ve koruyucu madde olarak kullanılan bir kimyasal maddedir. Yaygın antibakteriyel sabun ve temizleyicilerde, el dezenfektanlarında, deodorant ve ter önleyici ürünlerde bulunur.

2006 yılında Mikrobiyal İlaç Direnci Dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, triklosan içeren ürünlerin düzenli kullanımı, zaman içinde antibakteriyel etkileri zararlı bağırsak ve cilt bakterilerini dirençli bir hale getirir.

Bu uzun vadeli kullanım bakteriyel enfeksiyonların bağışıklık güvenliğini aşmasına ve sizi sayısız hastalıklara karşı duyarlı hale getirebilir.

Çalışma ayrıca triklosan direncinin çeşitli işlevler için vücut tarafından üretilen bazı iyi bakterilerin direncini artırabilirliği önemli bir endişe oluşturur.

Ayrıca, triklosanın hormon bozucu bir özelliği vardır. Bu bozulmalar sonucunda doğum kusurları, tümörler ve üreme bozuklukları meydana gelir.

4. Formaldehit

Formaldehit genellikle oje, ruj, saç boyaları, şampuanlar, klimalar, bebek sıvı sabunları, vücut yıkama ürünleri ve göz farlarında kullanılan bir koruyucudur.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının verilerine göre formaldehitin özellikle nazofarenks kanser ( burun arkası ve boğazın üst kısmında meydana gelen kanser) olmak üzere bir çok kansere neden olduğuna dair yeterli kanıt vardır.

2004 tarihli “Epidemiyoloji American Journal” de yayımlanan bir çalışmada, formaldehite uzun süre maruz kalan işçilerin kansere yakalanma olasılığı oldukça yüksek olduğu bildirildi.

5. Trifenil fosfat

Trifenil fosfat (DYP veya TPHP) tırnaklarınız için kullandığınız ojenin daha uzun süre bozulmadan kalması için kullanılan kimyasal bir maddedir.

Bu zararlı maddeye maruz kalanlarda üreme bozuklukları gibi çeşitli gelişimsel bozukluklar meydana gelir. Hatta bu madde kısırlığa bile neden olabilir.

2015 yılında yapılan bir araştırma çerçevesinde yüzde 0,97 oranında TPP içeren bir ojeyi sürenlerden idrar numuneleri alındır. Tırnaklar boyandıktan sonra DPHP maddesinin 10 ile 14 saat sonra yedi kat arttığı gözlemlendi.

Bu araştırma TPP’nin vücudumuza deri yoluyla girdiğini kanıtlıyor.

Bu madde fetusun gelişimini olumsuz etkileyebileceği için anne adayları kesinlikle oje sürmesin. Ayrıca kuaför salonlarında çalışan ve sürekli tırnak ojeleri ile çalışan insanlarda yüksek risk grubundadır.

6. Koku

Hepimiz “kokunun” ne olduğunu biliyoruz, ve duyularımız üzerinde ki cazip etkisinin de farkındayız. Parfüm, deodorant, kolonya, losyonlar, kozmetik ve diğer birçok güzellik ürünleri çeşitli çekici kokular içerir.

Gerçekte koku, sayısız sentetik kimyasalların doğal özlerinin karmaşık bir karışımıdır.

Çevre Çalışma Grubu gözetiminde “Güvenli Kozmetik Kampanyası” tarafından yapılan çalışmalarda “Chanel, Britney Spears ve Giorgio Armani” gibi üst marka parfümlerin içinde bile, etiketlerinde yazmayan 38 gizli ve zararlı kimyasal madde bulundu.

7. Kömür Katranı (Boya)

Bu madde kalıcı saç boyalarında bulunan bir kimyasaldır. Bu boyalar da saç gövdesinde önemli kimyasal değişiklikleri uyararak uzun süre istenilen renkte kalmasını sağlar. Saç boyasına maruz kalan cildin bu kimyasalı absorbe edeceğini söylemeye gerek yoktur herhalde.

Özellikle erken yaşta saçları ağaranlar bu tür boyaları sürekli kullanır. Bu tekrar da kimyasal tehdidine yol açar.

Son zamanlarda gelişmekte olan ülkelerde, önemli ölçüde ve sonucu ölüm olabilen saç boyası zehirlenmeleri görülmeye başlandı.

2009 yılında Acil Durumlar, Travma ve Şok Dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kömür katranının  rabdomiyoliz (kas hücrelerinin yıkımını), laringeal ödem (nefes engelleyen bir alerjik reaksiyon) ve böbrek yetmezliğine sebep olabileceği belirtilmiştir.

8. Toluen

Toluen

Toluen tırnak boyası ve tırnak boya sökücüler de bulunan zehirli bir maddedir. Tırnaklar bu kimyasal ile kaplandıktan sonra pürüzsüz ve parlak bir hal alır. Bu madde ayrıca bazı saç boyalarında da bulunmaktadır.

Toluen vücuda genellikle solunum yolu ile giren bir maddedir.

Bu ürüne maruz kalanlarda baş ağrısı, yorgunluk, bulantı, baş dönmesi ve deri tahriş olabilir. Sanayi işçileri gibi bu maddeye uzun süre maruz kalanlarda hafıza kaybı, iştah kaybı ve koordinasyon yeteneklerinde kayıp gözlemlenmiştir.

Aynı zamanda düzenli soluma yoluyla alınmasında üreme bozukluklarına ve solunum problemlerine neden olabilir.

Uzun süre toluen maddesine maruz kalan hamile kadınların çocuklarının merkezi sinir sistemi, kas ve dikkat eksikliği bozukluğu, gelişme ve öğrenme güçlüğü riskiyle karşılaştığı rapor edilmiştir.

9. Parabenler

Parabenler

Metilparaben (MP), propilparaben (PB) ve butilparaben (BP) şeklinde bulunabilen parabenler jeller, nemlendiriciler, topikal ilaçlar, bronzlaşma spreylerinde, tıraş kozmetiklerinde, güneş kremlerinde, şampuanlar, diş macunlarında da yaygın bir şekilde bulunmaktadır.

Bu kimyasallar potansiyel endokrin bozucular ve üreme toksisitesi, immünotoksisite ve nörotoksisite ile bağlantılıdır.

Ayrıca cilde sürülen parabenler güneşin zararlı UV ışınları ile reaksiyona girerek hücre ölümlerine, DNA hasarına ve bunun sonucunda cilt yaşlanmasına neden olabilir.

2008 yılında Toksikoloji Kimya Araştırma Dergisinde yayınlan bir çalışmada parabenler ve kanser arasında doğrudan bir bağlantı kurulmuştur.

Ayrıca, 2004 de Uygulamalı Toksikoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre içerisinde yüzde 62 oranında paraben içeren ürün kullanan kadınlarda göğüs tümörlerine rastlanmıştır.

Ayrıca parabenler bazı kişilerde paraben alerjisi olarak bilinene kaşıntı, kızarıklık ve yanmaları da tetikleyebilir.

10. Sodyum Laureth Sülfat/Sodyum Lauryl Sülfat (SLS/SLES)

Sodyum Laureth

Sodyum lauret sülfat (SLS), en yaygın olarak şampuanlar, sabunlar, vücut yıkama jelleri, temizleyiciler, saç boyaları ve ağartıcıları ve diş macunlarında bulunan bir köpük maddesidir.

SLS cilt, saç, ağız ve gözler için zararlı olarak kabul edilir. Ayrıca şampuanlardaki SLS saçtaki doğal yağı ve nemi yok ederek saçın kırılgan bir hale gelmesine neden olur.

Ayrıca, şampuan genellikle gözlere girme eğilimindedir. Vücudunuzun en hassas organlarından biri olan göze girmesi durumunda tahrişe ve şiddetli ağrıya neden olabilir.

Yorumla