Kulak Rahatsızlığına Neden Olan Hastalıklar

Kulak rahatsızlığı neden oluyor biliyor musunuz? Başka bir hastalığın hatta ciddi bir hastalığın belirtisi olan bir kulak enfeksiyonu veya kulak probleminiz olabilir. Her iki durumda, yaşam kalitenizi olumsuz etkileyebilir.

Çoğu hastalığın kulaklarımızla ilgisi yoktur, ancak kulaklarımızı tahriş edebilir. Kulak probleminizi hafife almayın. Kulak sorununun doğru şekilde teşhis edilmesi esastır. Aksi takdirde ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

kulak rahatsızlığına neden olan hastalıklar

Öyleyse, kulakları etkileyen 10 ortak nedene beraber bir göz atalım. Bu hastalıkların farkında olmak uygun tedaviyi almamıza yardımcı olabilir.

1. Soğuk Algınlığı ve Sinüs Enfeksiyonları

Soğuk algınlığı ve sinüs enfeksiyonlarının pek çok benzer belirtisi olmasına rağmen, bunlar aynı hastalıklar değildir.

Soğuk algınlığı, boğaz, burun ve sinüslerde hafif olarak seyreden, üst solunum yolu enfeksiyonudur. Rinovirüs grubuna ait virüslerin neden olduğu bir rahatsızlıktır, ancak diğer virüslerden de kaynaklanabilir. Genellikle zararsızdır.

Soğuk algınlığının belirtileri arasında baş ağrısı, burun akması veya tıkanması, hapşırma, öksürme, yüksek ateş, göz kaşıntısı, boğaz ağrısı, vücut ağrıları vardır. Eğer soğuk algınlığı şiddetli olursa, sık görülen ve kulak ile ilgili belirtiler olan kulak enfeksiyonları, kulak tıkanması ve kulak ağrısı olabilir. Bazen, soğuk algınlığı bir sinüs enfeksiyonuna yol açan sinüsleri bloke edebilir.

Bir sinüs enfeksiyonu veya sinüzit sinüslerin ve burun boşluklarının tahrişi ve şişmesidir. Bir virüs tipik olarak hastalığa neden olur, ancak bazen bakteri veya hatta bir mantar suçlu olabilir. Bazen alerji, burun polipleri (burun astarında kanserli olmayan büyüme) veya diş enfeksiyonları sinüslerinizi etkileyebilir. Sinüs komplikasyonları kulak enfeksiyonlarına, kulak ağrılarına veya hatta kulak çınlamasına neden olabilir.

Sinüs tıkanıklığına bağlı olarak oluşan basınç, kulaklarınızdaki basıncı etkiler. Östaki tüpü olarak adlandırılan orta kulağın şişmesi veya tıkanması durumunda kulak enfeksiyonu gelişebilir. Bu tıkanıklık kulak içinde sıvı birikmesine neden olur.

Bununla birlikte kulakta çınlama görülebilir. Çınlama, aynı zamanda güjültü, tıkırtı, tıslama sesi şeklinde de olabilir. Bu sorun kulaklardan birini veya her ikisini de etkileyebilir. Ses yüksek veya alçak, yumuşak veya sert olabilir.

Tıkanıklığı tedavi ederek, bu belirtilerden kurtulabilirsiniz. Günde birkaç kez bir inhaler veya burun salin spreyi kullanarak belirtilerinizi çabucak hafifletebilirsiniz.

2. Boğaz Enfeksiyonları

Boğaz enfeksiyonundan zaman zaman kurtulmak zor olabilir. Bu rahatsızlığa genellikle bakteri veya virüsler neden olur. Aynı zamanda bir alerji, tahriş edici madde veya kirlilik gibi durumlar yada birtakım iç hastalıkların bir sonucu olabilir. Kulak enfeksiyonları ve kulak ağrısı, boğaz enfeksiyonu daha şiddetli bir duruma geldiğinde ortaya çıkan tipik komplikasyondur.

Boğaz enfeksiyonunun diğer yaygın belirtileri arasında, bademcik iltihaplanması, boyundaki şişmiş lenf düğümleri, boğaz ağrısı ve inflamasyon yer alır.

3. Ménière Hastalığı

Ménière hastalığı, iç kulağın bir anormalliğidir. Dengeleme ve işitme, iç kulağınızın hayati işlevleridir. Hastalık genellikle sadece bir kulağı etkiler. Dünyadaki her 1.000 kişiden 12’si bu hastalıktan etkileniyor.

Genellikle 40 ila 60 yaşları arasındaki insanları etkiler. Kronik bir hastalık olmasına rağmen, tedaviler ve yaşam tarzı değişiklikleri belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Belirtiler birkaç yıl boyunca sürebilir ve ani patlamalar görülebilir. Genelde görülen belirtiler vertigo(baş dönmesi), etkilenen kulakta işitme kaybı, kulak çınlaması, denge kaybı, bulantı, baş ağrısı, etkilenen kulaktaki dolgunluk hissi (ağrı doluluğu ve ağrı).

Ménière hastalığının kesin nedeni bilinmiyor. Bilim adamları, sıvının kulakta karışmasıyla veya kulaktaki sıvı seviyesi ile bağlantılı olabileceğini düşünmektedir.

Bu hastalıktan muzdarip olursanız, ilaçlar baş dönmesine karşı yardımcı olabilir. Ayrıca, tuz alımını azaltmak ve işitme cihazları kullanmak belirtileri yönetmenize yardımcı olabilir.

4. Crohn Hastalığı

Crohn hastalığı gastrointestinal sistemin şişmesi ve tahrişi ile karakterizedir. Vücudun sindirim sisteminin ağzından anüse kadar herhangi bir bölümünü etkileyebilen bir çeşit kronik inflamatuar bağırsak hastalığı türüdür. Bu hastalıktan en çok ince bağırsak etkilenir.

Crohn hastalığında yaygın görülen belirtiler, sıklıkla veya tekrarlayan diyare, rektal kanama, açıklanamayan kilo kaybı, karın krampları, ateş, yorgunluk, enerji ve iştah azalmasıdır.

Romatoloji yayınlanan 2013 tarihli bir araştırmaya göre, Crohn hastaları ciddi sağırlığa maruz kalabilirler.

Crohn hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Bununla birlikte, kalıtım, aşırı tepki veren bağışıklık sisteminin gastrointestinal sisteminize etkisi ve çevresel faktörler (bakteri, virüs veya diğer bilinmeyen faktörler gibi) birçok faktör bu duruma neden olur.

5. Kabakulak

Kabakulak , kabakulak virüsünün neden olduğu, paramiksovirüs olarak da bilinen bulaşıcı bir viral hastalıktır. Kulakların önündeki ve altındaki primer tükrük bezi olan parotis bezini etkiler.

Genel belirtiler bir veya iki kulağın etkilendiği, ateş, baş ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık ve kas ağrılarının eşliğinde tükürük bezlerinde şişme ve iltihaplanmadır.

İşitme kaybı kabakulak hastalığına da neden olabilir ve nadiren de olsa, işitme kaybı Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezleri göre kalıcı olabilir.

Bilim adamları kabakulak aşını geliştirmeden önce bu daha yaygındı. Kabakulak enfeksiyonundan sonra işitme testleri yapmak için özen gösterilmelidir. Kabakulak ve buna bağlı olarak işitme kaybı riski, MMR (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık) aşısı ile kolayca önlenebilir.

6. Kızamık

Kızamık veya rubeola, paramiksovirüs ailesinde bir virüsün yol açtığı ciddi bir viral hastalıktır. Virüs solunum sistemini etkiler ve oldukça bulaşıcıdır. Enfekte bir kişi hapşırırken veya öksürdüğünde çoğunlukla havaya yayılır. Enfekte mukus ve tükürük ile temas yoluyla da enfeksiyona yakalayabilirsiniz.

Kızamık, dünya çapındaki çocuklarda önde gelen ölüm nedenidir. 2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü, küresel olarak 89.780 kızamık ölümüne rastlandığını bildirmiştir.

Bu hastalık güvenli ve etkili bir kızamık aşısı ile kolayca önlenebilir. Bu aşı, çocuklar için bir zorunluluktur.

Kızamık belirtileri yüksek ateş, burun akıntısı, öksürük, kırmızı ve sulu gözler ve yanaklardaki küçük beyaz lekeler ile başlar. Diğer belirtiler kas ağrıları, boğaz ağrısı ve genellikle başta gelişen ve giderek vücudun diğer bölgelerinde görülen klasik kırmızı, “kaşıntılı kızamık döküntüleri” dir.

Araştırmacılar, kızamık virüsü ile otoskleroz adı verilen kulak rahatsızlığı arasında bir ilişki olduğunu bildiriyorlar. Otoskleroz anormal kemik remodelingidir – İç kulaktaki eski kemik dokusunun emildiği ve yeni kemik dokusunun oluştuğu hayat boyu sürecek bir süreçtir. Bu modifikasyon, ses dalgalarının orta kulaktan iç kulağınıza geçiş kapasitesini etkiler ve böylece işitme etkilenir.

7. Menenjit

Menenjit, beynin ve omuriliğin kapsadığı zarların şişmesidir. Bu iltihap, esas olarak bakteriyel ve viral enfeksiyonlardan kaynaklanır. Bazen belirli mikroplar, mantarlar, parazitler veya kanser, lupus, beyin hasarı veya cerrahi operasyon gibi durumlar menenjit oluşturabilir.

Menenjitin spesifik nedeninin etkili şekilde tedavi edilmesi gerektiğini bilmelisiniz. Bazı vakalarda, menenjit kendiliğinden yok olabilir, ancak diğer zamanlarda hayati tehlike oluşturabilir. Hastalığın en erken belirtisinde tıbbi yardım isteyin.

Menenjitin olası belirtileri arasında ani görülen yüksek ateş, mide bulantısı ile olağandışı baş ağrısı, konsantrasyon zorluğu, nöbetler, iştahsızlık, uyanıklık veya uyuşukluk, ışık hassasiyeti ve deri döküntüleri sayılabilir.

İşitme kaybı menenjit ile de ilişkilidir. İşitme kaybı, bakteriyel menenjitli çocuklarda ve viral menenjitli çocuklarda bildirilmiştir.

8. Kalp veya Kan Sorunları

Kulaklarınızda ritmik bir vuruş veya titreme sesi duyarsanız, pulsatil tinnitus olarak bilinen olağandışı bir kulak çınlaması rahatsızlığınız olabilir. Normal kulak çınlamalarının aksine, kulaklarınızdaki çınlama sesi, aynı zamanda kükreme, tıklama, uğultu veya tıslama gibi gelebilir. Bu bir kulağı veya her ikisini de etkileyebilir.

Aslında, pulsatil tinnitustaki ses çok gerçekçidir ve damarlarınızda akan kanın büyütülmüş bir sesidir. Bu rahatsızlığın birincil belirtisi, kulaklarınızda duyduğunuz kalp atışı benzeri sestir.

Göğüs ağrısı ile birlikte bu belirtileri yaşarsanız derhal tıbbi yardım isteyin. Bu belirtilerin nedenleri kan dolaşımı problemleri ile ilişkilidir ve yüksek tansiyon , ateroskleroz (kolesterol, yağlar veya diğer atıkların damarı tıkaması), baş veya boyun tümörleri ve anormal kılcal damarları kapsayabilir. Bu tür kulak çınlamasını tedavi etmek için, altta yatan sorunun doğru teşhis edilmesi ve daha sonra tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca uyku sorunlarına da yol açabilir.

9. Hormonal dengesizlik

Hormon düzeylerindeki değişikliklerin kulak ile ilgili sorunlara neden olabileceği size şaşırtıcı gelebilir. Erkeklerde ve kadınlarda tiroid sorunları gibi bazı hormonal sorunlar ortaya çıkabilir. Bununla birlikte, kadın hormonlarında ki dengesizlik kadınlarda kulak hastalıklarına neden olabilir.

 

Tinnitus, tiroid problemi olan bireylerde sık görülen bir kulak problemidir. Boynunuzun alt kısmında bulunan kelebek şeklindeki tiroid bezi düzgün çalışmadığında enerji seviyesinde düşüş, kilo artışı ve depresyon gibi belirtiler yaşayabilirsiniz. Belirtiler, sahip olabileceğiniz tiroid probleminin türüne bağlıdır. Kesin tanı için doktorunuza danışabilirsiniz.

Kadınlarda hormonal değişiklikler

Kadınlarda hormonal dengesizliklerin vestibüler rahatsızlıklar ve Ménière hastalığı gibi kulak problemlerine neden olabileceğini biliyor musunuz? Sağlık uzmanları her zaman olası bir bağlantı olabileceğini öne sürmüş olsa da, bu konuda çok az araştırma yapılmıştır. Dolayısıyla, bundan etkilenen kadınların oranı ve yüzdesi bilinmemektedir.

Kadınlarda hormonal değişiklikler belirtilerin değişmesine neden olabilir. Bazı iç kulak belirtileri, kadınlarda hormonal dengesizlik ile ilişkilendirilmiştir. Bunlardan bazıları işitme kaybı, baş dönmesi, kulak çınlaması artışı, işitsel dolgunluk ve kulak basıncıdır. Bu belirtiler ve sebep olan durumlar kişiden kişiye değişir. Sorunu tanımak ve tedavi etmek için tıbbi yardım almak en iyisidir.

Vestibüler nevroz veya nevrit ani şiddetli baş dönmesine neden olabilen bir hastalıktır. Dengeyi kontrol eden vestibüler sinirin şişmesi nedeniyle oluşur. Vestibüler nevrit belirtileri, 7-10 gün sürebilen ani vertigo atakları, birkaç haftalık hafif baş dönmesi, mide bulantısı, kusma ve nistagmus (gözün bir yönde hızlı sarsılma hareketi) gibi belirtiler içerir. İlaç, vertigo semptomlarını ve kusmayı rahatlatabilir.

10. Beyin Tümörleri

Beyin kanseri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ve beynin içinde kalma eğilimi gösterirler. Bununla birlikte, bu kanserler çocuklarda ve yaşlı insanlarda daha sık görülür.

Farklı beyin tümörleri türleri vardır ve belirtiler beyin tümör türüne bağlı olarak değişebilir. İşitme kaybı genellikle beyin tümörleri ile bağlantılıdır. Baş ağrısı, nöbet, denge kontrol kaybı, görme kaybı, yorgunluk, depresyon ve davranış değişiklikleri gibi diğer yaygın belirtileri vardır. Bu belirtileri fark ederseniz derhal tıbbi yardım isteyin.

Kısacası, özetlemek gerekirse, kulak probleminizi hafife almayın ve doğru tanı ve tedavi için vakit kaybetmeden muayene olun!

 

Yorum Yapmak İstermisin?

%d blogcu bunu beğendi: