Menopoz Hakkında Kimsenin Söylemediği 10 Şey

En az bir yıl boyunca menstrüel sürenin(adet döngüsün) olmaması, bir kadının hayatta üreme döneminden üreme dışı bir evreye geçişinin bir göstergesidir. Buda kadının menopoza girdiğini gösterir. Çoğu kadın için, menopoz 51 yaş civarında başlar.

Bir fazdan diğerine geçiş tabi ki bir gecede olmaz. Oldukça kademeli ve her kadın için farklı bir deneyim sürecidir. Aslında, menopozun ilk işareti bir kadının hayatının bu evresinin başlamasından 10 yıl önce başlayabilir.

Birçok kadın menstruasyon döngüleriyle uğraşmak zorunda kalmadıkları veya hijyenik ürünler için alışveriş yapmadıklarından menopozun hayatlarını kolaylaştırabileceklerini düşünüyor ve günlerini çok fazla endişelenmeden planlayabiliyorlar.

Fakat gerçekte, menopoz, düzensiz dönemlerin klasik semptomlarının haricinde vücutta çok sayıda değişiklik getirir ve pek çok kadın yalnızca bu yaşam evresine girdikten sonra bunu fark eder.

İşte size kimsenin menopoz hakkında söyleyemediği 10 bilgi.

1. Yıllarca Sıcak Basması Yaşarsınız

Sıcak basması menopozun en sık semptomlarından biridir. Sıcak basması ani gelişse de, çabucak geçmez. Bu sorun yıllarca devam edebilir.

Buna vazomotor semptomlar da denir, sıcak basmaları menopoz başlangıcındaki perimenopoz döneminde başlayabilir. Bazı kadınlarda, son adet döneminden sonra başlamaz. Sıcak basması durumları, kademeli olarak gelen, uzun ve doğal bir olaylardır.

 

2015 yılında JAMA Dahili Tıp’da yayınlanan bir çalışmada, kadınların yarısından fazlasının menopoza geçiş döneminde menopozal vasomotor semptomların yedi yılı aştığını ve menopozdan dört buçuk yıl sonra da devam ettiği tespit edildi.

2016’da Menopoz’da yayınlanan bir başka çalışmada, sıcak basmaları ve gece terlemeleri söz konusu olduğunda kadınların dört farklı gruba uyduğunu, terapi ve gelecekteki sağlık sorunlarının önlenmesinde potansiyel etkileri olduğu bildirilmektedir. Sıcak basması 7 ila 10 yıl devam ediyor ve farklı kadınlar için farklı zamanlarda ortaya çıkıyor.

Vücut sıcaklığındaki ani yükseliş ve düşüş, kişinin günlük hayatında bir sıkıntı yaratabilir. Kalp çarpıntılarına, kaygı, gerginlik veya korku hissine yol açabilir. Sıcak basması uyku esnasında oluşabileceği için, uykuyu bozarak yorgunluk ve ruh hali değişikliklerine neden olabilir.

Sıcak basmalarını kontrol altında tutmak için, sıcak içeceklerden, baharatlı yiyeceklerden, sıcak havalardan, stresli durumlardan, alkol, kafein ve bazı ilaçlar gibi olası tetikleyicilerden uzak durun. Ayrıca, dikkatli giyinin ve her zaman kullanışlı bir gece kıyafeti tercih edin.

2. Aşırı Yorgunluk

Bu sorunun sıcak basması veya uykusuzluk ile alakalı olup olmadığına bakılmaksızın, perimenopozal ve menopoz evreleri enerji seviyenizde ağır düşüşlere yol açabilir. Bitkin hissetmenize ve sürekli yorgun düşebilmenize neden olabilir. Bu yorgunluk, yeni doğmuş bir bebeğe sahip olduğunuz ilk aylarda yaşadığınız yorgunlukla benzerdir.

Menopoz döneminde, östrojen, progesteron, tiroid ve adrenal hormonlar çok dalgalanarak yorgunluğa neden olabilir. Tüm bu hormonlar vücuttaki hücresel enerjinin düzenlenmesine katılırlar.

2015 yılında Menopoz’da yayınlanan bir çalışma, erken menopozun yanı sıra menstrüel anormallikler, endometriozis, pelvik ağrı ve histerektominin kronik yorgunluk sendromuyla ilişkili olduğunu belirtiliyor.

Yorgunluk mücadele etmek için günlük rutininizi akıllı bir şekilde planlayın. Bitkin hissettiğinde dinlenin.

3. Aşırı Kilo Alma

Menopozdan sonra daha fazla kilo alındığı sık görülür. Fakat menopozla ilişkili kilo artışının birdenbire gerçekleşmediğini unutmamak önemlidir. Bu tür kilo almalar kademeli olarak oluşur.

Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsüne göre, menopoz döneminde kadınlar ortalama beş kilo alıyor. Bazı kadınlar 15 ila 25 kilo kadar alabiliyor.

2004 yılında yayınlanan bir araştırma, menopozdaki kilo alımı ile hormonal değişiklikler arasında doğrudan bağlantı bulunmadığını belirtti. Çalışma, fiziksel aktivite eksikliği ve metabolizmadaki yavaşlamanın bu soruna katkıda bulunan faktörler olduğunu vurguluyor.

Bununla birlikte, 2012 yılında yayınlanan ve Uluslararası Menopoz Derneği dergisinde yayınlanan bir çalışmada, perimenopoz dönemindeki hormonal değişikliklerin abdominal obezitenin artmasına önemli ölçüde katkıda bulunduğu bildirildi. Bu da ek fiziksel ve psikolojik morbiditeye neden oluyor.

Menopozdaki kilo artışı sağlığınızda potansiyel ciddi sonuçlar doğurduğu için iyi bir işaret değildir. Bu sorun meme kanseri riskini artırır, depresyon, kalp hastalığı ve Tip 2 diyabete neden olur.

Düzenli egzersiz ve dengeli bir diyet içeren sağlıklı bir yaşam tarzını korumak, kilo alımını önlemenize yardımcı olabilir.

4. Saçlarda Bozulma

Saçlarda incelme (hatta saç dökülmesi), menopozun ana semptomlarından biridir, ancak sorun birkaç ay sürebilir. Menopoz, dalgalanan hormonlardan dolayı saçınızı etkiler.

Saç dökülmesi, menopoz öncesi aşamada başlayabilir. Bu süre zarfında östrojen seviyeleri düşer ve kan dolaşımındaki testosteron DHT’ye (Dihidrotestosteron) dönüştürülür. Bu da saç foliküllerine olan kan akışını azaltır; bu da saçların her geçen gün daha da inceltmesine neden olur.

Ayrıca saç devam eden hormonal dengesizliğin bir sonucu olarak kuruluk ve kırılganlık eğilimli gösterir.

2011 yılında İngiliz Dermatoloji Dergisinde yayınlanan bir araştırmada, menopozdaki hormonal değişikliklerin saç değişimi üzerinde doğrudan etkisi olduğu bildiriliyor.

Londra Merkezli Belgravia Merkezi tarafından yapılan bir araştırma, saç dökülmesi gibi menopoza girme belirtilerinin beklenenden uzun yıllar sürdüğünü bildiriyor. Sonuç, 1996’dan 2013’e kadar menopoz döneminde yedi Amerikan kentinde dört etnik gruptan 1.449 kadının uzun süreli bir çalışmasının sonuçlarına göre yapıldı.

Kadınların semptomlara götüren ortalama süre 7,4 yıldı, ancak kadınların yarısı 14 yaşına kadar uzanan bazı semptomlara maruz kalmıştı.

5. Uyku Sorunları

Menapoz sırasında, gece sıcak basmalarına ve kaliteli uyku uyuyamasına neden olan progesteron ve östrojen seviyelerinde belirgin bir düşüş görülür.

2005 yılında Klinik Uyku Dergisinde yayınlanan bir çalışma menopozun uykuyu etkilediği üç ana yol olduğunu bildiriyor.

  • Birincisi, menopoz duygudurum bozukluğu kavramı ve menopoz ile ilişkili uykusuzluğun gelişimi.
  • İkincisi, uykuda bozuk solunum sıklığında artış olmasıdır.
  • Üçüncüsü, fibromiyaljinin gelişiminde bir artıştır.

2011 yılında Kuzey Amerika’nın Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde yayınlanan bir başka çalışmada perimenopozal geçişin orta yaşta kadınlarda kalitesiz uykuya neden olduğu bildiriliyor.

Yatmadan önce 20-30 dakika güzel bir sıcak banyo, hormonlar ile ilgili uyku sorunlarıyla başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

6. Kemik Kaybı

Kemik kaybı ve osteoporoz 50 yaş üstü kadınlarda görülür.

Aslında, 35 yaşından sonra, vücutta kademeli olarak kemik kütlesi kaybı oluşur ki bu da osteoporoza katkıda bulunabilir ve kemiklerin kırılgan bir hal almasına neden olabilir.

2008 tarihinde Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisinde yayınlanan bir çalışma, perimenopozun geç döneminde kemik kaybının önemli ölçüde hızlandığını ve başlangıç ​​postmenopozal yıllarda benzer bir hızda devam ettiğini bildirmektedir. Çalışma aynı zamanda vücut ağırlığınızın, menopoz dönemindeki kemik yoğunluğu kaybının önemli bir belirleyicisi olduğuna dikkat çekiyor.

Östrojen hormonu, kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olur. Menopoz nedeniyle, yumurtalıklar menopozdan 2-8 yıl önce meydana gelen perimenopoz sırasında bile bu hormonu üretmeyi bırakır. Bu da kemik sağlığınızı olumsuz yönde etkiliyor ve kemiğinizi daha hızlı kaybetmeye başlıyorsunuz.

Yorumla