Anasayfa » Doğal ve Bitkisel Tedavi » Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi

Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi

1. Kabak Çekirdeği 

Kabak çekirdeği Avrupa ülkelerinde yirminci yüzyıldan itibaren ilaç halinde iyi huylu prostat büyümesi ve mesane şikayetlerinin giderilmesinde kullanılır.

Kabak çekirdeğinin içerisinde yüksek miktarda delta-7-fitosterol bulunur. Bu madde prostat büyümesi şikayetlerini azaltır.

Kabak çekirdeği bir çok bitkiye göre çok fazla oranda selenyum içerir. Selenyum da prostat sağlığı için çok gereklidir ve piyasada satılan bir çok bitkisel ilaçta ek madde bulunur.

Kabak çekirdeği tıpkı bir antibiyotik gibi bakteriler üzerinde öldürücü etkiye sahiptir. Prostatta ki enfeksiyonlar ve bunun getirdiği zararlı etkilere karşı faydalıdır. Bir çok çalışmada idrar söktürücü ve ödem giderici etkisi de gösterilmiştir.

Kabak çekirdeğinin faydasını görebilmek için düzenli olarak günde on gram yani yaklaşık bir avuç kadar yenmesi gerekir. İstenirse kabak çekirdeği yağı kullanılabilir, bunun için günde iki çorba kaşığı, örneğin salatalarda kullanmak mümkündür. Bu şekilde tüketemeyecek olan kişiler için piyasada tek başına veya başka bitkisel maddelerle birlikte üretilen ilaçlar mevcuttur.

2. Cüce Palmiye Ağacının Meyvesi 

Cüce Palmiye Ağacının Meyvesi

Kuzey amerikanın güney bölgelerinde yetişen bir palmiye türüdür. Sabah ekstresi olarak da bilinir. Günümüzde prostat büyümesinde en yaygın olarak kullanılan bu bitkinin yüze yakın çeşidi var ve yetmiş kadarı tıbbi amaçla kullanılır.

İçindeki N – Hexan liposterol maddesi aracılığı ile etkisini gösterir. Erkeklik hormonunun prostat üzerindeki zararlı etkilerini azaltır. Ayrıca ödem giderici özelliği vardır. Yapılan çalışmalar sabal ekstrenin prostat boyutlarını küçültmediğini ve diğer bazı kimyasal ilaçlar gibi PSA değerini suni olarak düşürmediğini, ancak hastanın idrar yapısını rahatlattığını ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor. Sabal ekstresi kullanan hastalarda gece idrara kalkma, sık idrara çıkma ve idrarda yanma şikayetlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Günlük 320 mg alınması önerilir.

3. Isırgan Otu Kökü

ısırgan otu

Isırgan otu köklerinden elde edilen ekstreler de prostat büyümesi tedavisinde kullanılır. Tıbbi çalışmalar bu ekstreyi kullananlarda ikrar akım hızının arttığını, yaşam kalitesinin yükseldiğini, idrar yapma sonrası mesanede kalan idrar miktarının azaldığı ve hatta prostat boyutlarının bir miktar küçüldüğünü gösteriyor. Etken maddesi asıl olarak delta – 5 – sterol’dür ve etkisini yine erkeklik hormonu üzerinden gösterir, ayrıca ödem giderici etkisi de vardır.

4. Afrika Patatesi Kökü 

Afrika Patatesi Kökü

Özellikle bulunduğu coğrafya olan Güney Afrika’da yüzyıllardır iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde kullanılan bu bitki, içerdiği fitosteroller aracılığıyla faydalı olur. Prostat boyutunu küçülttüğü gösterilmemiştir, ancak idrar yapmayı rahatlattığı, yaşam kalitesini artırdığı ve mesanede kalan idrar miktarını azalttığı çalışmalarda tespit edilmiştir.

5. Çavdar Meyvesi Ekstresi 

Türkiye’de de yaygın olarak üretilen çavdarın tohumlarının prostat büyümesi tedavisinde destekleyici olarak kullanılması mümkündür. Yapılan tıbbi çalışmalarda prostatı küçülttüğü veya bulguları iyileştirdiği (objektif iyileşme) tam olarak gösterilmemiş olsa da kullananlar fayda gördüklerini ifade etmektedirler(subjektif iyileşme). Özellikle kronik prostatit gibi prostat enfeksiyonlarında yararlıdır.

6. Domates  

Domates Suyu

İçeriğindeki prostat sağlığı açısından en önemli madde likopendir. Bir kilo domateste üretildiği koşullara ve hormon kullanılıp kullanılmadığına bağlı olarak 1 – 20 mg likopen bulunur. İnsan vücudu likopen üretemez ve bu maddeyi dışarıdan alması gerekir. Bir çok tıbbi çalışmada likopenle prostat kanseri riski arasındaki ilişki incelenmiş ve likopenin prostat kanseri riskine karşı koruyucu özelliği açıkça belirlenmiştir. Günlük beslenmede (6,5 mg / gün veya daha yüksek) likopen alan erkeklerde, daha az likopen alanlara göre prostat kanseri riskinin yüzde 21 azaldığı gösterilmiştir.

Aynı araştırmacılar sadece ilerlemiş prostat kanseri vakalarına baktıklarında ise, yüksek miktarda likopen alan kişilerde bu riskin yüzde 86 daha az olduğunu da görmüşlerdir.

Aklınıza Takılan Soruları Paylaşabilirsiniz

Bir Yorum

  1. Faydalı yazı sağolun.

Leave a Reply

Your email address will not be published.