Bilinmeyen Gerçekler

Yirmili Yaşlarda Yapılan 5 Yaygın Hata

Yirmili yaşlar genel olarak zorlu dönemlerdir. Muhtemelen okulu bitirmiş ve kariyer edinimine ilk adımınızı atmak için paçanızı sıvamış halde bulursunuz kendinizi bu on yıllık dönemin başlarında.

Bu dönemde eski arkadaşlık bağlarının incelmesi, ciddi bir romantik ilişkinin başlangıç veya bitişi gibi önemli olayların yaşanması da muhtemeldir. En önemli ve zor kısmı ise geleceğiniz ve beklentileriniz hakkında önemli kararlar almak zorunda olduğunuzdur.

Hayata karşı bir yaklaşım tarzı belirlemek bu zorlu dönemi en iyi şekilde atlatmanız açısından bel kemiği görevi görecektir. Yirmili yaşlarda yapılan 5 yaygın hatayı öğrenmek için ise okumaya devam edin;

 1- Kendini hayattaki tüm önemli şeyleri halletmeye adamak ve hepsinin bir anda gerçekleşmesini beklemek

Günümüz gençleri mümkün olan en kısa sürede başarılı bir hayat planlama, uygun bir eş bulma ve 30 yaşına varmadan mutlak bir görüşe sahip olma konularında inanılmaz bir baskı altındadırlar. Zihinsel sağlık sorunlarının bu yaş grubunda fazlasıyla yaygın olduğunu biliyor muydunuz?

Unutmayın; kariyer, yaşam biçimi ve mutlak görüşünüzü oturtmak için önünüzde uzun yıllar var. Yaşamınızın mezuniyetinizden beş, on ve hatta on beş yıl sonra bile mükemmel bir düzen içinde olmasını beklemenin aslında mantıklı bir gerekçesi yoktur.

2- Sevdiği işte çalışmak yerine geçimini sağlamak için çalışmak

Kariyer sahibi olmak, bir tatmin kaynağı olabilir ve iyi bir maaş kazanmak, yaşayacağınız yeri seçmek ve zamanınızı nasıl değerlendireceğinizi belirlemek konusunda çok çeşitli seçenekler sunabilir. Bununla birlikte bazı insanlar, paranın peşinde koşarken; ilişkilerini, hobilerini ve çıkarlarını yere düşürebiliyor. Bu duruma düşmenize izin vermeyin. İşiniz ve hayatınız arasında bir denge kurmaya çalışın.

3- Fark yaratmak için ne yapabileceğinizi düşünmek yerine alaycı olmak

Hiçbir şey mükemmel değildir ve toplum olarak değiştirmemiz gereken birçok şey var. Alaycı olmak ve negatif yönlere odaklanmak kolaydır, ancak dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için atabileceğiniz adımları belirlemek zor fakat daha yapıcı bir yaklaşımdır.

Bu, hayır kurumlarına düzenli bağış yapmak, bazı gönüllü işler edinmek veya yerel topluluğunuz için önemli olan bir davayı yakından takip etmek kadar basit olabilir.

4- İlişki yürütmek için aşkın yeterli olduğunu düşünmek

Şüphe yoktur ki aşk, bir ilişki kurmada rol oynayan en önemli etmenlerden biridir. Fakat aşk bile tek başına yeterli değildir. Birbirini deli gibi seven iki insanın aslında fazlasıyla uyumsuz olduklarını fark etmesi mümkündür.

En iyi ilişkiler aşk değil de paylaşılan değerler, hayaller ve hedefler üzerine kurulu olanlardır. Aynı zamanda iletişim becerisi ve birbirini kırmadan tartışabilmek de hayli önemlidir.

5- Tıpkı sizler gibi birer insan olduklarını unutarak ebeveynleri suçlamak

Yetiştirilme tarzınız ve ebeveynlerinizle olan ilişkileriniz; kişiliğiniz ve diğer insanlara karşı tutumunuz üzerinde mutlak bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte yirmili yaşlarında birçok insan, ebeveynlerinin (yaptıkları her şeyi kolayca unutup affettikleri halde) yaptıkları yanlışlara çok fazla odaklandıklarını düşünmek gibi bir hataya düşüyor.

Ebeveynlerinize karşı daha dengeli bir anlayış edinin. Hiçbir insan tamamıyla iyi veya kötü değildir. Birçok insan ilk çocukları dünyaya geldiğinde, çocuğu nasıl yetiştirmeleri gerektiğine dair net bir bilgiye sahip olmaz ve bu da doğal olarak birtakım hatalar yapma ihtimaline imkan verir. Anne-babanızın da birer insan olduğunu ve yerlerinin başkalarıyla doldurulamayacağını unutmayın.

Yazar hakkında

Ebru