Hamile Kadınların Kaçınması Gereken Kötü Alışkanlıklar

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve kötü alışkanlıklardan uzak kalmak herkes için önemlidir. Ama hamileyseniz, sadece sağlığınız için değil, aynı zamanda bebeğinizin sağlığıyla da ilgilidir ve kötü alışkanlıklarınız bebeğinizin sağlığını riske atabilir.

2015 yılında British Journal of Midwifery’de yayınlanan bir araştırmaya göre, pek çok kadın hamilelik sırasında tavsiye edilen sağlık kurallarına rağmen sağlıksız yaşam tarzı seçimlerini sürdürmekte ısrar ediyor.

Sağlık çalışanları gebe kalmayı planlayan veya hamile olan kadınlara, özellikle genç kadınlara ve plansız gebelik geçiren kadınlara sağlıklı yaşam kurallarını uygulatması oldukça güçleşiyor.

Kötü alışkanlıklar, ne kadar küçük görünseler de, rahminizde ki bebeğinize zarar verebilir. Davranışlarınız ve seçimleriniz hamileliğiniz boyunca ki 9 ay bebeğinizin gelişimini etkiler. Bir annenin kötü alışkanlıkları bebeklerde hastalık, büyüme sorunları ve beyin hasarı ile sonuçlanabilir.

Elbette bebeğinizin sağlığını riske atmak istemezsiniz. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmak, büyümekte olan fetüsün sağlığını doğrudan etkileyecektir, sağlıklı ve güzel bir bebek doğurma olasılığınız daha yüksektir.

Ayrıca, sağlıklı bir yaşam tarzının ardından hamilelikle ilgili rahatsızlık ve komplikasyonlar da azalacaktır.

Sağlıklı olmak üzgün ​​olmaktan daha güvenli ve daha iyidir, bu yüzden hamilelik zamanı kötü alışkanlıklarınızı bırakma zamanıdır.

İşte hamile kadınların kaçınması gereken bazı kötü alışkanlıklar.

1. Alkol

Hamile olduğunuzu öğrenir öğrenmez, eğer kullanıyorsanız alkolü hemen bırakın.

Azda olsa çokta olsa içtiğiniz alkol, rahminde ki kan dolaşımınız ve plasentadan bebeğinize ulaşır.

Alkol bebeğinizin gelişimini ve bebeğinizin doğuştan sağlığının yanı sıra anne karnındaki gelişimini de etkileyebilir.

Hamilelik sırasında alkol almak düşük yapma ve erken doğum riskini de artırır.

Araştırmacılar, Davranış Nörobiliminde Frontiers dergisinde yayınlanan 2017 tarihli bir araştırmaya göre, hamilelik sırasında alınan alkolün çocuk üzerinde aşırı kalıcı etkilere neden olabileceğini bildirmektedir. Çocuklarda ergenlik döneminde ve yetişkinlik döneminde de süregelen kayda değer kaygılar yaratabilir.

Ayrıca, Amerikan Kadın Hastalıkları ve Jinekologlar Koleji hamilelik sırasında kadınların alkolden uzak durmasını önermektedir. Alkolün neden olabileceği birçok problem arasında en şiddetli olan fetal alkol sendromudur.

2. Sigara içmek

Hamile kadınlar için sigara içmek büyük bir “HAYIR” dır.

Nikotin, karbon monoksit ve sigara dumanı içindeki diğer kimyasallar bebeğinizin akciğerlerinin gelişimini etkileyebilir ve doğum sırasında çeşitli fiziksel ve zihinsel sorunlara neden olabilir.

2011 yılında İnsan Sermayesi Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada, sigara kullanımının, düşük sosyoekonomik durum örneğinde daha büyük etkiye sahip nörogelişim üzerinde büyük yan etkileri olduğunu bildirilmektedir. Çalışma, çocuk gelişimini artırmak için hamilelik öncesi ve sırasında erken müdahalelerin önemini vurgulamaktadır.

2013 yılında PLoS ONE da yayımlanan bir çalışma hamilelik döneminde annenin sigara içmesinin fetusun beyin, akciğerler, böbrekler üzerinde aşırı olumsuz etkileri olduğunu ve büyümesini etkilediğini bildirmektedir. Bu etki, hacimler maternal eğitim, gestasyonel yaş ve fetal cinsiyet için düzeltildiğinde bile devam eder. Ayrıca, annesi sigara içen fetüsler daha küçüktür. Benzer şekilde sigara içenlerde sigara içmeyenlere kıyasla plasental hacimler daha küçüktür.

Sigara içmek ayrıca vajinal kanama, ektopik gebelik, prematüre plasenta dekolmanı ve prematüre doğum da dahil olmak üzere çok çeşitli gebelik komplikasyonlarına neden olabilmektedir.

Hamileliğiniz öncesinde, sırasında veya sonrasında sigara içmemelisiniz. Sigara dumanına da maruz kalmaktan kaçının.

3. Abur cubur yemek

Hamilelik sırasında garip yiyecek istekleri olsa da, sağlıklı bir diyete sadık kalmak önemlidir. Yediğiniz yiyeceğin, doğmamış bebeğinizin sağlığı üzerinde doğrudan bir etkisi vardır.

Sağlıklı ve dengeli bir diyet normal doğum ağırlığını destekler, fetal beyin gelişimini iyileştirir ve birçok doğum kusuru riskini azaltır.

Yüksek miktarda yağ ve şeker içeren abur cuburları yerseniz, bu bebeğinizin sağlığını olumsuz etkiler. Ayrıca, tansiyon sorunları, yüksek kolesterol ve yüksek şeker sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

2013 yılında FASEB Journal’da yayınlanan bir çalışmada, abur cubur tüketen hamile annelerin, doğmamış çocuklarının beyinlerinde opioid sinyal yolunun gelişiminde değişikliklere neden olduğu ileri sürülmüştür.

Bu değişim, bebeklerin afyon ve şekerin yüksek olduğu gıdaların tüketilmesiyle açığa çıkan opioidlere daha az duyarlı olmaları ile sonuçlanır. Buna karşılık, bu çocuklar abur cuburlara daha yüksek bir “hoşgörü” ile doğarlar ve “iyi hissetme” cevabı elde etmek için daha fazla yemeye ihtiyaç duyarlar.

2013 yılında yayınlanan bir başka araştırma, hamilelik sırasında aşırı kilolu veya aşırı kilolu olmanın yanı sıra, hamilelik sırasında sağlıksız beslenmenin doğum kilosunun önemli ölçüde etkilediği bildirmektedir.

Hamileliğiniz boyunca içinizden gelen sağlıksız yiyecek isteklerine direnmek için elinizden gelenin en iyisini yapın ve sağlıklı beslenmeye odaklanın. Hamileyken, vücudunuzun protein, C vitamini, kalsiyum, demir ve yeterli yağ almasına yardımcı olmak için diyetinizde bol miktarda kuruyemiş, sebze, meyve ve taze balık ekleyin.

4. Fazla Kafein Tüketmek

Genel bir kural olarak, günde 1 ila 2 fincan kahve tüketmenin hamile kadınlar için bir endişe oluşturması beklenmemektedir. Ama çok fazla kahve içenler bunu bırakmalıdır.

Hamilelik sırasında çok fazla kafein tüketmek bebeğinizin yanı sıra sağlığınız için de zararlı olabilir.

Kafein uyarıcı ve diüretik olarak çalışır. Uyarıcı etkiler, hamilelik sırasında zararlı olan kan basıncını ve kalp atış hızınızı arttırmaya neden olur.

Ayrıca uykunuzu da etkileyebilir. Doğada idrar söktürücü olan kafein, idrar yapma sıklığını artırır. Bu da, vücuttaki sıvı seviyesinin düşmesine yani dehidrasyona yol açabilir.

BMJ’de yayınlanan bir 2008 çalışmasında, hamilelik sırasında yüksek kafein tüketiminin, gebelik boyunca fetal büyüme kısıtlılığının artmasıyla ilişkili olduğu bildirilmektedir. Mantıklı ve sağlıklı olan, gebelikten önce ve gebelik boyunca kafein alımını azaltmak olacaktır.

Kafein söz konusu olduğunda, aklınıza sadece kahve gelmesin. Ayrıca çay, soda, çikolata ve hatta bazı reçetesiz ilaçlar da kafein olabilir.

5. Kendi Başınıza İlaç Almak

Başı ağrıyan yada soğuk algınlığı belirtisi yaşayan birçok insan hızlı bir şekilde rahatlamak için reçetesiz satılan ilaçlara güveniyor. Ancak hamilelik sırasında kullanacağınız tüm ilaçlar dikkatle izlenmelidir.

İlaç da dahil olmak üzere yediğiniz her şey fetüse ulaşabilir ve potansiyel olarak doğmamış bebeğinize zarar verebilir.

Hamile kadınlar C, D ve X grubuna ait ilaç türlerini kullanırken dikkatli olmalıdır. Eğer önceden reçeteli ilaç kullanıyorsanız, bunu hemen doktorunuzun dikkatine sunmalısınız.

Hamileyken, aspirin ve diğer reçetesiz ilaçlar da dahil olmak üzere herhangi bir ilacı almadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

Yorumla